Kahramanmaraş’ta sektör olarak maruz kaldığımız ağır hakaret bombardımanı ve ekonomik yaptırımların artık kemiğe dayanması bir tarafa, iliğe kavuşmuş görünüyor.

İtibarından haysiyetine ve kazancından ekmek parasına kadar her şeyinin talan edildiği gazetecilerin hala birlik olamaması belki abesle iştigal belki de anlamsız veya en azından düşündürücüdür.

Olağanüstü bir gücü elinde bulunduran insanların sahip olduğunun farkında olmadan gelecek ikram, iltifat, kırıntı, lütuf gibi, yine yaralayıcı, ihsanları beklemeleri ise sanıyorum maruz kalınacak en ağır sonuçtur.

Mağdurların, mazlumların, haksızlığa uğramışların, hakları gasp edilmişlerin, sahip oldukları elinden alınmışların, haklıların yanında duran gazetecilerin şu anda sahip oldukları elinden alınıyor, hakları yok sayılıyor, haksızlığa uğruyorlar, ancak herkes söz konusu olayların muhatabı kendisi değilmiş gibi davranma konusunda ısrar ve inat ediyor.

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen zihniyet, o yılan bir gün sana da musallat olacak ve o gün o yılan önünde duracak hiçbir güç olmadığı için seni enine boyuna, sallana sallana, dinlene dinlene, eğlene eğlene yutacak.

Şu anda karşı karşıya kaldığımız durum suya atılan minik bir çakıl taşı gibi görünebilir. Lakin suya atılan minik bir çakıl taşı değil kocaman bir kayadır ve o kayanın dalgalar halinde etrafını etkisi altına aldığı da gözler önündedir. Zira malumdur ki suya düşen bir nesnenin etkisi dalga dalga büyür ve geniş bir alanı içine alır.

Dolayısıyla, şu anda bütün gazeteciler daha önce yaşadıklarını ve yaşananları bir tarafa bırakıp ortak bir amaç doğrultusunda birleşmek zorundadır. Aynı duygu ve düşünce etrafında kenetlenmiş bir topluluğu yıldırmak, yok etmek imkan dahilinde olmadığı gibi bu topluluğun muazzam bir güce sahip olduğu da düşünülürse ortaya çıkacak devasa kudretin önünde durmak da ihtimal dahilinde değildir.

Maruz kalınan durumlar açık açık ilan edilmeli, yaşanan sıkıntılar bütün teferruatıyla kamuoyuyla paylaşılmalı, ne için hangi sebeple tavır alındığı ortak bir dille ifade edilmeli ve bu yolda hep birlikte yürünmelidir. Kimsenin hakkında, kazancında gözümüz olmadığı gibi kimsenin hakkını da istemiyoruz. Bundan dolayı kimseye karşı suçlu, kabahatli, kusurlu da değiliz. Minik veya kısa vadeli hesaplardan bir an önce vazgeçip, gelecek için hareket etmeliyiz. Anı kurtarmaya yönelik tedbirlerden uzaklaşıp hep birlikte, hep beraber, tek vücut olarak yaşadıklarımızı dile getirmeliyiz.

Şu anda birlik olma, ortak tavır alma, aynı anda aynı şekilde hareket etmek en doğrusudur, en etkili yoldur. Tek başına yapılacak hamleler zayıf doğacağı gibi ömrünü de çok çabuk tamamlayacaktır.

Sonuç olarak; Gazeteciler birleşmeli, ortak tavır almalı, güçlerini ortak menfaatleri için kullanmalıdır. Yoksa kendine faydası olmayanların devletine, milletine, ülkesine, ülküsüne, şehrine, hemşehrisine hiçbir faydası olmaz, olamaz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.