Akpınar, Sözde Bildiriyi Kınadı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Mustafa Akpınar, yaptığı yazılı açıklamada geçtiğimiz gün bazı akademisyenlerin Türkiye Cumhuriyeti devletini katliam yapmakla itham eden sözde bildirisine tepki gösterdi.

MHP Kahramanmaraş Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Mustafa Akpınar’ın yapmış olduğu yazılı açıklama şu şekilde: “11 Ocak 2016 günü Akademisyen ve Aydın olduklarını iddia eden 1128 kişinin imzaladığı "Bu suça ortak olmayacağız! Em ê nebin hevparên vî sûcî! şeklinde başlayan, Doğu ve Güneydoğu bölgemizde terörle Mücadelenin bitirilmesini talep eden bildiriye MHP olarak katılmıyor, bildiriye imza atanları şiddetle kınıyoruz.

İmza altına alınan bildiri, Kandil de bulunan PKK terör elebaşlarının açıklamalarından farkı yoktur. Alenen teröristlere destek, Öz Yönetim isteyenlere cesaret vermekte, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve bölgede görev yapan Güvenlik güçlerimizi suçlamaktadır. İmza atan sözde Akademisyenlere çocuklarımızı emanet edemeyiz. Devlet Hukuk çerçevesinde gereğini yapmalıdır.

Bu sözde bildiriye imza atanlar bilerek yada bilmeyerek PKK terör örgütüne destek vermektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin Üniter yapısını hedef alan terör örgütü Doğu ve Güney Doğu il ve ilçelerimizde sözde öz yönetim ilan ederek ayaklanma başlatmış Asker ve Polisimizi hedef alarak katliamlara başlamış, başta eğitim kurumları olmak üzere yerleşim yerlerini yakıp yıkmışlardır.

Devlet vatandaşlarını korumak ve kollamakla yükümlüdür. Yapılan Terörle Mücadele geç kalınmakla beraber yerinde ve gereklidir.

Ülkenin bu güne gelmesinde, terör faaliyetlerinin bu denli artmasında, Terörle Mücadele sırasında şehit olan Asker ve Polislerimizin, Devletin yanında yer aldığı için terörist PKK hainlerince katledilen masum vatandaşlarımızın  vebali; ‘’Görmezden Gelin’’ diyerek sokakların kazılmasına, evlerin silah deposuna dönüştürülmesine, dağ kadrosu terörist eşkıyaların şehirlere yerleşmesine göz yumanların boyunlarına olacaktır.”

‘Bu suça ortak olmayacağız! Em ê nebin hevparên vî sûcî!’ başlıklı o bildirinin tam metni:

"Bu suça ortak olmayacağız! Em ê nebin hevparên vî sûcî!

Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu suça ortak olmayacağız! Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur'da, Silvan'da, Nusaybin'de, Cizre'de, Silopi'de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir.

Bu kasıtlı ve planlı kıyım Türkiye'nin kendi hukukunun ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası antlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğindedir.

Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlallerinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararların tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasına izin verilmesini talep ediyoruz.

Müzakere koşullarının hazırlanmasını ve kalıcı bir barış için çözüm yollarının kurulmasını, hükümetin Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturmasını talep ediyoruz. Müzakere görüşmelerinde toplumun geniş kesimlerinden bağımsız gözlemcilerin bulunmasını talep ediyor ve bu gözlemciler arasında gönüllü olarak yer almak istediğimizi beyan ediyoruz. Siyasi iktidarın muhalefeti bastırmaya yönelik tüm yaptırımlarına karşı çıkıyoruz.

Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini talep ediyor, bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak sessiz kalıp bu katliamın suç ortağı olmayacağımızı beyan ediyor, bu talebimiz yerine gelene kadar siyasi partiler, meclis ve uluslararası kamuoyu nezdinde temaslarımızı durmaksızın sürdüreceğimizi taahhüt ediyoruz."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.