Böyle Kahramanmaraş Sevgisi Görülmedi
Azerbaycanlı KSÜ öğrencisi Tural Şahbazlı, Kahramanmaraş’ı, sadece Maraş kabul etmeyecek kadar seven, kentte bulunan yabancı öğrencilerin ülkelerine giderken kahraman olarak dönmesini isteyen, aldığı birçok sorumluluğu üçüncü bir arkadaşını da aile ilgisizliğinden veya madde bağımlılığından dolayı kaybetmek istemeyen ve Asım’ın Neslini düşleyen idealist genç.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Siyaset Bilimleri ve Uluslararası İlişkiler öğrencisi olan Azerbaycanlı Tural Şahbazlı, kente geldiğinden beri aktif bir kişi olarak biliniyor. Kahramanmaraş Azerbaycan Eğitim ve Kültür Derneğinin Eş Başkanı, Türk Kızılayı Kahramanmaraş Gençlik Kolları Şube Başkanı, İNDEX Derneği Kahramanmaraş temsilcisi, Azerbaycan Büyükelçiliği Öğrenci Temsilcisi ve Zengin Azerbaycan Uğrunda Mücadele Sosyal Birliğinin Türkiye temsilcisi olan Tural Şahbazlı ile söyleşi yaptık. Şahbazlı’ya çalışmalarını, KSÜ’yü, Türk dünyasını, Ermenilerle yaşanılan sorunları sorduk ve kendisinden samimi cevaplar aldık.

Kahramanmaraş’a geldikten 3 gün sonra Üniversitede hocasının yanına gidiyor ve Azerbaycanla ilgili topluluk ya da dernek var mı diye soruyor. Hocası ne yapacaksın diyor. Varsa üye olacağım cevabını veriyor Şahbazlı. Hocası araştırıyor ve yok diyor. Şahbazlı, hocam yoksa nasıl kurabilirim diye soruyor bu defa. Hocası kendisine kaç yıldan beri Kahramanmaraş’ta olduğunu soruyor ve Şahbazlı da 3 günden beri şehirde olduğunu söylüyor. Hocasını bu şekilde şaşırtan Şahbazlı,  önce sınıfını ve üniversitesini tanıması yönünde tavsiye ve ondan sonra da yardım alacağı sözünü alıyor.

Üniversiteler arasında düzenlenen programlara KSÜ’nün seçtiği öğrenci olarak katılan Şahbazlı, çete kıyafetiyle gidiyor, firik tarhana götürüyor ve Kahramanmaraş’ı tanıtıyor.  Kahramanmaraş’ın kendini tanıtma noktasında yetersiz olduğunu ifade eden Şahbazlı, sadece bu yetersizliğe değil yalan ve sözde Ermeni soykırımı ve Türklere yapılan Hocalı katliamını da dünya genelinde yeterince duyuramadığımızdan dert yanıyor.

KSÜ öğrencisi Şahbazlı, Azerbaycanlı soydaşlarımızın Türkiye hasretini ise: Eğitim müşavirimiz Doç. Dr. Necibe Nesibova’nın çok güzel bir sözü var, bize hep bunu anlatıyor. Bizim dönemimizde, Türkiye’ye gitmek bizim hayalimizdi. Artık şu an çok şükür bizim o hayalimiz gerçek oldu, o sıkıntımız yok, vizesiz de gelebiliyoruz. Yılların biriktirdiği bir özlem vardı onu gideriyoruz. Büyüklerimizden gelebilenler geliyor ama gelemeyenler ise bizler vasıtasıyla gideriyor o özlemini, o vatan, memleket, kardeşlik hasretini.” sözleriyle anlattı.

Üniversiteyi bitirdikten sonra, Türkiye’nin bir Tural’a ihtiyacı yok ama Azerbaycan Tural’a ihtiyaç duyabilir diye kardeş ülkeye gitmeyi istediğini söyleyen Şahbazlı, yüksek lisans ve doktorasını da KSÜ’de tamamlamayı istiyor.

Tural Şahbazlı Kimdir, biraz tanıyabilir miyiz?

Şahbazlı: Tural Şahbazlı 2011 yılına kadar, Tural İbrahimov soy ismiyle devam eden 2011 yılından itibaren babasının ismini kendine soy isim olarak alan gönüllü bir arkadaştır. Ben 11 Şubat 1993 Azerbaycan’ın Masallı ili doğumluyum. 2011 yılında Şehit Kamil Eyübov Lisesinden mezun oldum, ondan sonra 1 sene kaybım var. 2012’de sınava girdikten sonra Kahramanmaraş’a geldim. O zaman Eskişehir, Kastamonu, Kırıkkale ve Kahramanmaraş’taki üniversitelere girmeye hak kazandık. Bize en yakın kültür olarak Kahramanmaraş geldi. 2012 yılından itibaren burada Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde okuyorum.

Neden Türkiye, neden Kahramanmaraş?

Şahbazlı: Takdir edersiniz ki, Amerika’da, İngiltere’de okumak insanlara daha prestijli geliyor. Türkiye’nin bir ayrıcalığı var çünkü Türkiye, Türkiye olmadan önce, Azerbaycan, Azerbaycan olmadan önce Türklük tohumunun ilk yeşerdiği zamanlarda bizim bir kardeşliğimiz var. Dostluğumuz, arkadaşlığımız demiyorum, dostluklar, arkadaşlıklar, rahmetli Elçibey’in dediği gibi, sonradan kazanılan bir özelliktir ama biz Türklüğün doğuşundan itibaren kardeşiz. Dolayısıyla bir dil, din ve kültür birliği var. Ondan dolayı tercih ettik. Türkiye de şu anda 20-25 yıl önceki Türkiye değil, şu an Türkiye’nin Amerika’dan, İngiltere’den, eğitim anlamında, geri kalır bir tarafı yok. Kahramanmaraş olmasının sebebi ise, bizim orada Kahramanmaraşlı bir arkadaş vardı, o tavsiye etti. Kahramanmaraş daha iyi olur dedi. Zaten biz orada Kırıkkale’den, Eskişehir’den daha çok Kahramanmaraş’ı biliriz.

Peki, Kahramanmaraş’la ilgili neleri biliyordun?

Şahbazlı: Kahramanmaraş’ı biz Necip Fazıl’ın yurdu, Abdurrahim, Bahattin Karakoç’un yurdu olarak biliyoruz. Bir de Kahramanmaraş’ı dünyaya tanıtan istiklal madalyamız var. Dolayısıyla Kahramanmaraş Azerbaycan’da biliniyor. Bir de dünya markası dondurması var. Aynı zamanda biz Kahramanmaraş’ı Türkiye’nin üçüncü büyük camisi olan Abdulhamid Han camiinden de biliriz.

Buraya geldikten sonra Kahramanmaraş’ı nasıl buldun? Beklediğin gibi mi yoksa kötü mü çıktı?

Şahbazlı:  Her ne kadar dil, din birliği desek de ister istemez ilk kez dışarı çıkıyorsunuz ve en azından sokaklarını bilmediğiniz bir yere geliyorsunuz. İlk geldiğimde biraz sıkıcı geldi, şehir merkezine geldik Emniyet Müdürlüğünün orada baktım, aa! Camii, 4 minareli bizim o meşhur camiyi gördüm. O zaman Kahramanmaraş daha yakın geldi. Kahramanmaraş beklediğim gibi çıktı, öyle ki Azerbaycan’a gittiğim de Kahramanmaraş’ı, Kahramanmaraş’a geldiğim de Azerbaycan’ı özlüyorum. Biz Kahramanmaraş’ı o kadar sevdik ki, Maraş ismini kabul etmiyoruz, bizim istediğimiz tam olarak Kahramanmaraş denmesidir, bu şekilde anılmasıdır. Artık burada Uganda’dan tut Avrupa ülkelerine kadar öğrencilerimiz var. Onların okulu bitip ülkelerine gittiklerinde bir Kahramanlık götürmesi lazım. Ama biz Maraş dersek, onu kabul etmiyoruz, diyoruz ki, bizim bir Kahramanlık götürmemiz lazım. Kırmızı şeritli, İstiklal Madalyalı bir şehirden geldiğimizi bilmemiz lazım. Maraş sıradan bir Maraş! Ama nerden geliyorsun, Kahramanmaraş dediğinde düşüncede canlananlar bir başka olacak. Kahramanmaraş’ı, Maraş kabul etmeyecek kadar sevdik biz.

Azerbaycan’dan, tamam kardeşiz, kardeş bir ülkedesin, yurdundan uzaktasın, bunu nasıl değerlendirirsin?

Şahbazlı: Dediğiniz gibi kardeş olsak bile bilmediğimiz bir şehre geliyorsun. Birinci ay zaten senin en çekilmeyen ayın oluyor. İlk ay her gün bir yerlere gitsen bile, her gün bir şeyler yapsan bile çekilmez bir ay oluyor. Her gün düşünüyorsun, acaba dönsem mi? Acaba burada olmuyor mu? Burada devam edebilir miyim? Bir yabancılık var, ne kadar da anlatsak bile annen Azerbaycan’da, baban sevdiklerin orada. Ondan dolayı bir gariplik çekiyorsun ama Türkiye’de A ya da B şehrinde olsam daha çok yabancılık çekerim. O yabancılığımızı, o vatan hasretimizi sağ olsun Kahramanmaraşlılar gideriyorlar. Çünkü şehre ilk girdiğinde Azerbaycan Bulvarına giriyorsun ve bir caddeye Sayın Cumhurbaşkanımızın ismi verilmiş, Haydar Aliyev. Buradan bakıyorsun Kahramanmaraşlının başka bir Azerbaycan sevgisi var, ondan dolayı pek fazla yabancılık çektirmiyor.

Burada tanıdığın diğer Azerbaycanlı öğrenciler de bu anlamda seninle aynı düşünceleri, duyguları paylaşıyor mu? Bu konuları konuşuyor musunuz?

Şahbazlı: 89 öğrencimiz var bunların büyük bir çoğunluğuyla görüşüyoruz. Az önce söylediğim 1 aylık dönemde yapamayanlar zaten dökülüyor, o sıkıntıları var. Buraya yeni gelen öğrencilerimize Belediyemiz ve üniversitemizin desteğiyle şehri gezdiriyoruz. Sütçü İmam türbesine götürüyoruz mesela, Sütçü İmam’ı anlayan hiçbir öğrenci zaten burada yabancılık çekmez. Bu doğrultuda, tam anlamıyla diyemem ama diğer öğrencilerimiz de bizimle aşağı yukarı aynı düşünceleri paylaşıyor.  

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin öğrencisi olmak hakkında neler söylersin?

Şahbazlı: Biz, programlar, projeler ve kendi gezilerimiz kapsamında diğer üniversiteleri ziyaret ediyoruz. Bölge üniversitelerinin birçoğunu ziyaret ettik, dolayısıyla not alıyoruz. KSÜ öğrencisi olmak benim için bir ayrıcalık. Ben ODTÜ’de okuyabilirdim, ODTÜ’de okumak benim için eğitim anlamında bir ayrıcalık olabilirdi, bunu açık söyleyelim. Ama KSÜ olarak zaten isimden kazanıyoruz, bir kahramanlığımız var, bir de kahramanımızın ismini taşıyan bir üniversite. 

KSÜ’yü öğretim anlamında nasıl değerlendiriyorsun?

Şahbazlı: Bazı bölümlerimizde, bunu eleştiri olarak değil bir istek olarak ifade ediyorum, öğretim elemanı eksiklikleri olabiliyor. Ancak bizim üniversite hocaları ve yöneticileri anlamında bölgenin en mütevazı üniversitesi. Bir öğrenci ister hocasıyla, ister dekanıyla, isterse rektörüyle, 33 bin öğrencinin tamamı da istediği zaman rahatlıkla görüşebilir. Diğer üniversiteden arkadaşlarla bazen bir araya geliyoruz, faaliyetlerimizle ilgili sunum yaparken, dekanımız, rektörümüz de yanımızdaydı dediğimiz de arkadaşlarımız bize imreniyorlar. Diyorlar ki, ben dekanımın odasını bilmiyorum. Öğretim anlamında bölgede ön plana çıkan bir üniversiteyiz.

Peki, diğer illere ve Azerbaycan’a gittiğinde, gururla ben KSÜ öğrencisiyim diyebiliyor musun?

Şahbazlı: Ben Azerbaycan’a gittiğimde gururla Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi öğrencisiyim diyorum. Ve üniversitemizi, şehrimizi anlatıyorum, tanıtım cd’lerini herkese hediye ediyorum. Tam olarak gururla söylüyoruz çünkü tarihimizi, üniversitemizi biliyoruz. Türkiye’de de gururla söylüyorum, bütün illerin yer aldığı programlara katılıyoruz. Ben orada yine Kahramanmaraş’ı anlatıyorum. Ama maalesef Sütçü İmam’ı bilmeyen arkadaşlarımız daha çok. Azerbaycan’da bilmemelerini mazur görebiliriz ama Türkiye’de tarihini, istiklal mücadelesini bilmeyen arkadaşlarımız var. Sütçü İmam ismini duyduklarında bazen sözümüzü kesiyorlar ama bunu bilmediklerinden yaptıklarını düşünüyorum. Zaten bilen bir kişi Sütçü İmam ismini garipsemez, olumsuz bir şey de söylemez. Söylüyorsa da ben onun kanının test edilmesi taraftarıyım. Bilmeden söylüyorlardır. Tabi Sütçü İmam’ın nasıl biri olduğunu öğrendiğinde düşüncesi tamamen değişiyor.  Sütçü İmam’ın attığı kurşunla senin, benim, Türkiye’nin, bölgenin dolayısıyla İslam coğrafyasının namusunu ön planda tuttuğunu anlattığında o arkadaşların o ön yargısı kırılmış oluyor.

Bu noktada tanıtım eksikliği var diyorsun?

Şahbazlı: Evet, bu konuda konuşacağız, belki de başımız ağrıyacak ama Kahramanmaraş’ımızda büyük tanıtım eksikliği var. Kahramanmaraş’ta tek olarak bir kurumu, kişiyi ve yöneticileri suçlamıyorum ama bütünsel olarak baktığımızda bir tanıtım eksikliği var. Bizim 12 Şubat’ımız, tam olarak olmasa bile, niye bir Çanakkale Zaferi gibi kutlanmasın? Niye Türkiye’nin çeşitli yerlerinde kutlanmasın? Niye uluslararası bir sempozyumla kutlanmasın?  Çünkü Türkiye’nin istiklal mücadelesinin başladığı nokta bura. Çanakkale Türkiye’nin şahlanması, şahlanan bir Türkiye’nin de Kahramanmaraş’ta bir kurşunla başlayan mücadelesi var. Kahramanmaraş hiçbir şekilde yardım almadan kendi imkânlarıyla düşmandan kurtulan ilk ve tek şehir. İzmir’de, Mersin’de ve diğer illerde olan birisi 12 Şubat’ı niye bilmesin? Ben 12 Şubat’ta Azerbaycan’da oluyorum, büyük bir etkinlik yapıyorum demiyorum ama en azından bir televizyona çıkıp bunu anlatıyorum.

Daha önceki yıllarda KSÜ’nün isminin değiştirilmesi gündeme geldi, başarısız diyerek, isimden dolayı dalga geçiliyor denildi. Bir Azerbaycanlı ve KSÜ öğrencisi olarak isim değiştirilmeli mi?

Şahbazlı: İsmi değiştirilecek bir üniversite arayacak olursak Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinden önce birçok üniversitenin isminin değiştirilmesi gerekir. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinin bana göre ismi hiçbir şekilde değiştirilmemeli. Çünkü bir tarih yatıyor, KSÜ’nün ismini değiştirmek yerine tanıtımını artırırsak daha iyi olur. 1 milyon 81 bin nüfusumuz var, şu anda binden fazla diğer ülkelerden öğrencilerimiz var. Bunlarla birlikte tanıtımını yaparsak isim değiştirmenin anlamı kalmaz.   

Azerbaycan’da çevrendekilere Kahramanmaraş’a, KSÜ’ye gelmelerini tavsiye ediyor musun?

Şahbazlı: Biz gelmeden önce burada 7 kişi vardı. 2011 yılında Rektör Karaaslan döneminde yurt dışından öğrenci alınmaya başlandı. Ondan sonra gelen 17 kişilik grup arasındayız biz ve şu anda 89 öğrenci var. Gelen her öğrenci kendi çevresine burayı anlatıp, tavsiye ediyor. Biz de gittiğimiz her yerde, katıldığımız her programda arkadaşlarımıza üniversitemizi tavsiye ederiz.

DEVAMI YARIN

Maraş Aktif

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.