banner204
banner211

KSÜ Rektörü Bardağı Taşırmış

Üyelerine yönelik, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Rektörü Prof. Dr. Durmuş Deveci’nin haksız uygulamalar yaptığını iddia eden Eğitim Bir Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, bardağın taştığı noktada oldukları için Kahramanmaraş’a gelerek basın açıklaması yaptıklarını belirtti.

Üyeleri tarafından Genel Merkeze KSÜ ile ilgili mağduriyet yaşadıkları yönünde birçok şikayet geldiğini söyleyen Selvi, bazı sebeplerle rektör tarafından atılan olumlu adımın arkasından çok daha sert ve ters kararlarla karşı karşıya geldiklerini savundu.

Genel Başkan Vekili Selvi, sendika binasında düzenlediği basın toplantısında: “Fransızlara karşı yiğitçe savaşan ve şehri işgalden kurtaran Sütçü İmam’ın torunlarını canından bezdiren, onlara hayatı zehir eden, icraatıyla şehrin itibarına gölge düşüren rektörün mağduriyete neden olan keyfi yönetim anlayışına karşı tepkimizi ortaya koymak, sorunlu uygulamalarına dikkat çekmek amacıyla bir araya gelmiş bulunmaktayız.” dedi.

Maraş Aktif Gazetesi muhabirinin, ‘Kahramanmaraş’a sadece bu konuyla ilgili basın açıklaması yapmak için mi geldiniz?’ sorusuna Genel Başkan Vekili Selvi şu cevabı verdi: “KSÜ ile ilgili aşağı yukarı 2 yıldan fazladır uygulamalarda gördüğümüz rahatsızlıklar başta Rektör olmak üzere bütün yetkili mercilerle görüşmelerimiz oldu. Bu yanlışlıkların sonlandırılması, üniversitelerin kurallı, objektif bir şekilde yönetilmesi için uyarılarımızı yaptık. Ancak gördüğümüz şu; biz bu iyi niyetle amacımız üzüm yemek olan yaklaşımlara rağmen maalesef negatif uygulamaların ardı arkası kesilmedi. Bu noktada birçok defa bizden önceki bir toplantı vesilesiyle buraya geldiğimde, Sayın Genel Başkanımızın da bir takım hem kamuoyuyla paylaştığı hem de görüşerek ifade ettiği açıklamaları oldu. Bizlerin de açıklamaları oldu, resmi internet sitemizde sorunları dile getirdik ve bunların çözümünü istedik.

“ÇOK DAHA SERT VE TERS KARARLARLA KARŞI KARŞIYA GELDİK”

Konuyla ilgili bütün taraflarla görüşmelerimiz oldu. Hatta şunu da söyleyelim, duyduğumuz rahatsızlıkları bu şehrin yöneticileriyle de zaman zaman görüşmelerimiz oldu. Bunların hepsinde amaçladığımız şu; biz isteriz ki, suhulet içerisinde, insanlar bir yanlış yapar ve o yanlıştan da dönerler. Ama bu güne kadar yanlıştan dönülme emaresi olarak her hangi bir olumlu adım görmedik. Bazen bir takım atılan adımlar, bunların önemli bir kısmı da mahkeme kararıyladır, arkasından çok daha sert ve ters kararlarla karşı karşıya geldik. Bizim genel merkezimize Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nden birçok arkadaşımız, münferiden üyemiz, yaşadığı mağduriyetleri anlatmak için bizimle görüştüler. Bunları da hep biz paylaştık. Ancak bir çözümsüzlük ortamına gelindiğini gördüğümüz de bu basın toplantısını gelip bizatihi Kahramanmaraş’ımızda gerçekleştirme kararı aldık. Bu çerçevede de sizlerle paylaşmış bulunuyoruz. Yani bize göre bardağın taştığı noktadayız, bunun için de bu açıklamayı yaptık.”

Eğitim Bir Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi’nin yaptığı basın açıklamasını aynı şekilde veriyoruz: “Eski Türkiye’den kalma bazı tortuların varlığını sürdürmesi, kamu yönetiminde birçok sıkıntıya; hukukun, yetkiyi kullananların elinde tarumar olması, kamu yönetiminin bürokratik labirentlerde sıkışıp kalması, maddi ve manevi bedellerin ödenmesine yol açmaktadır. Devletin görev yapılan makama tanıdığı yetkiler, kişisel güçlere dönüştürüldüğünde, ilkeler üzerinden değil, kişisel ilişkiler üzerinden tasarruflara neden olmaktadır. Bunun en bariz örneği Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde yaşanmaktadır. Keyfi uygulamalarıyla ve kullandığı yetkilerle üniversite personelini mağdur eden üniversite yönetimi, ‘bu kadar da olmaz’ dedirtecek cinsten skandallara imza atmaktadır.

Keyfi uygulamalarıyla sık sık gündeme gelen üniversite yönetimi, yetkiyi şahsi bir güç sanarak karakteristik yapısını devletin kurallarının üstüne koyarak fütursuz bir yönetim sergilemektedir. Kanun tanımaz uygulamalar, dediğim dedik tavırlar, hak ve hukuku ayaklar altına alan yaklaşımlar personeli tedirgin etmekte, çalışma barışına zarar vermektedir.

Üniversiteleri yasaklarla anılır hale getirenleri, bilim yuvası olması gereken kurumları babasının çiftliği gibi kullananları hatırlatan hukuksuzlukların yeni Türkiye’de yeri olmamalıdır.

Üniversite yönetiminin göreve başlamasından bu yana objektif kriterler belirlenmeden, somut ve nesnel gerekçeler ortaya konulmadan, salt subjektif değerlendirmelerle gerçekleştirdiği hukuksuz ve akademik anlayışa uymayan uygulamaları, üniversite personelini ciddi şekilde rahatsız etmektedir. Üniversitede hizmet yılını doldurarak profesörlük unvanı almaya hak kazanan bazı öğretim üyelerine unvanları verilirken, profesörlüğü hak eden bazı öğretim üyelerine keyfi olarak ısrarla unvanları verilmemektedir.

Üniversitede hukuksuz bir şekilde öğretim üyelerine kart okutma mecburiyeti getiren yönetim, mahkemenin iptal kararına rağmen uygulamayı devam ettirmiş, sistem hatasından dolayı, zaman zaman kart okutan öğretim üyelerinin bu işlemleri kayda girmemiş, bundan dolayı o döneme ait ücretleri ödenmemiş ve verilen itiraz dilekçeleri de reddedilmiştir. Sonrasında, mahkeme kararının etkisiz hale getirilmesi amacıyla yeni bir Ek Ders Ücret Ödemeleri Yönergesi çıkarılmış ve böylece kart takip sistemine yeniden işlerlik kazandırılmıştır.

Kurum dışından üniversiteye beş şube müdürü atanması üzerine, Şube yöneticilerimizin Kurum İdari Kurulu toplantısında, 15-20 yıldan bu yana üniversitede bu kadroları bekleyenlerin olduğunu dile getirmesi neticesinde,‘bu idarenin tasarrufundadır’ denilmiş; Elbistan’da verilen iftar yemeğinde yaptığı konuşmanın yerel basında ‘üniversitede işler iyi gitmiyor’ başlığıyla yer alması sonucunda Şube Başkanımız hakkında soruşturma başlatılmıştır. İlgili soruşturma neticesinde komisyon uyarma (iyi halden kınamadan uyarma) cezası teklif etmiş ve yapılan itiraz sonucunda ceza kaldırılmıştır. Bu yazışmalardan rahatsız olan yönetim, Banka Promosyon Anlaşma Komisyonu’na sendikanın üye seçme yetkisini engelleyerek, sendika yönetim kurulu üyelerinden kendi istediklerini yetkilendirdiğini beyan etmiştir. Bunun üzerine sendika temsilcisi olmaksızın komisyon yetkisiz (iç denetçi) kişilerce toplanıp 2013 yılında yapılan promosyon anlaşmasında alınan 2013 TL’den daha düşük, 1750 TL’ye 2015 yılında imza atılmış ve böylece hem personelin maddi kaybına sebep olunmuş hem de yapılan sözleşmeye gölge düşürülmüştür.

Üniversite yönetimi, bazı hukuksuz işleri perdelemek için Eğitim-Bir-Sen Şube yönetiminde olan fakülte sekreterlerini rotasyon adı altında sürmüştür. Denetleme Kurulu Üyemizi Tıp Fakültesi Sekreterliğinden alarak Ziraat Fakültesi Sekreterliğine, Yönetim Kurulu Yedek Üyemizi Eğitim Fakültesi Sekreterliğinden alarak önce İlahiyat Fakültesi Sekreterliğine görevlendirmiş, Sendikamızın hukuk mücadelesi sonucunda eski görev yerine verilmesi gerekirken, hukuksuz bir şekilde Güzel Sanatlar Fakültesi Sekreterliğine görevlendirmiştir. Diğer taraftan, bir üyemizi İlahiyat Fakültesi Sekreterliğinden alarak 160 km uzaklıktaki Elbistan Teknoloji Fakültesi’ne Fakülte Sekreteri olarak görevlendirmiş ve aynı şekilde üyemizi, hukuk mücadelesi neticesinde eski görevine iade etmeyerek yeniden aynı yere görevlendirip, hakkında soruşturma açmış, baskı ile üyemizin emekli olmasına neden olmuştur. Ayrıca, Şube Disiplin Kurulu Başkanımıza soruşturma açıp, uyarma cezası vermiş, Şube Denetleme Kurulu Üyemize hem soruşturma açmış hem de profesörlük kadrosunu vermemiş; Şube Disiplin Kurulu Üyemizin sözleşmesini 6 ay uzatmış, Şube Denetleme Kurulu Üyemizi emekli olmaya zorlarken, Kadınlar Komisyonu Başkanımızın sözleşmesini, süresi geçtikten bir hafta sonra geriye dönük uzatmış ve önceki dönem Genel Başkan Yardımcımızı ise kadro olmayan bir birime görevlendirmiştir.

Şube Yönetim Kurulu üyelerimiz olan fakülte sekreterlerinin görev yerlerini değiştirmekle yetinmeyen üniversite yönetimi, 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nde, devletin şehit yakınlarına tanıdığı memur kontenjanından üniversitede göreve başlayan bir şehidimizin emaneti olan Teşkilatlanmadan Sorumlu Şube Başkan Yardımcımızı sürgün etmiş,bu uygulamasıyla üniversite mensuplarını ve kamu vicdanını rahatsız etmiştir.

Şubemizin, şehit yakını olan Teşkilatlanmadan Sorumlu Başkan Yardımcımıza sahip çıkması ve “Şehit Yakınına Sürgün, Kendi Adamına Her Kadro Uygun” diye basın açıklaması yapması üzerine Şube Başkanımıza soruşturma açan yönetim, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-d bendi uyarınca “Kademe İlerlemesinin Durdurulması” cezası vermiştir. Ancak ceza, anılan kanunun 125. maddesinin 5. bendinde yer alan, ‘Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının 1/4–1/2’si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir’ hükmü uyarınca, 1/2 oranında Aylıktan Kesme cezasına dönüştürülmüştür. Sendikamızın hukuk mücadelesi sonucunda mahkeme önce yürütmeyi durdurma kararı vermiş ve devam eden süreçte cezayı iptal etmiştir.

Şubemize gönderilen e-postalarla ilgili olarak, Şube Başkanlığının kapalı zarfta göndermiş olduğu bilgilendirme konulu yazısına istinaden, üniversite yönetimi, Şube Başkanımıza soruşturma açarak iddiaların odağında olan kişiyi soruşturmacı olarak görevlendirmiş, bunun neticesinde de Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası önerilmiştir. Fen Edebiyat Fakültesi Disiplin Kurulu’nda oy çokluğuyla ceza reddedilmiş, sonrasında, teklif edilen ceza Şube Başkanımız lehine reddedilmiştir. Daha sonra soruşturma yenilenmiş, soruşturmacı olarak Rektör Yardımcısı görevlendirilmiş, yine bir önceki soruşturmacının önerdiği Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası önerilmiştir.

Şube Başkanımız hakkında verilen cezayı Kahramanmaraş İdare Mahkemesi, yasal boşluk gerekçesiyle iptal etmesine rağmen, üniversite yönetiminin emri ile daha önce soruşturmayı yürüten aynı komisyon başkanı tarafından soruşturma yenilenmiştir. Bu arada, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’nın Temsilci Görevlendirilmesi konulu sendikamıza gönderdiği yazıyla Şube Başkanımıza, e-postalarla ilgili olarak açılan soruşturmanın oylamasında lehte oy kullanan komisyon üyelerinin de baskı altına alınarak istifa ettirildiği öğrenilmiştir.

Şube Başkanımızı soruşturma ve disiplin cezalarıyla yıldırmaya çalışmakla kalmayan üniversite yönetimi, öğretim üyesi unvanını kullanmasına da müsaade etmemekte, bölümde hiç lisansüstü öğrenci talep etmemiş veya lisansüstü derse girmemiş öğretim üyelerinin sınav, jüri vb. komisyonlarda adına yer verirken, akademik yetkinlik olarak yayın, bilimsel çalışma, lisans ve lisansüstü öğrenci yetiştirmesi bakımından bölümde en kıdemli Doç. unvanlı öğretim üyesi olmasına rağmen sınav, jüri vb. komisyonlarda Şube Başkanımızın adına yer vermemektedir. Ayrıca, Ek Ders Ücret Ödemeleri Yönergesi’ni bahane ederek, Şube Başkanımız, usulüne uygun olarak derslerini bilfiil yaptığı hâlde,2017-2018 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı ve Yaz Okulunda girmiş olduğu (yaklaşık 20 bin TL civarı) ek ders ücretini de ödememiştir.

Hukuksuz ve keyfi uygulamalara karşı çıkan Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Doç. Dr. Hasan Furkan hakkında defalarca soruşturma açtırıp ceza vererek meslekten men etmeye çalışan ve Şube Yönetim, Denetim, Disiplin Kurulu üyeleri ile sendika üyelerini sürgüne gönderen üniversite yönetimi hakkında gereken işlem yapılmalı, keyfi, hukuksuz ve bilim insanına yakışmayan iş ve işlemler mercek altına alınmalı, yetkililer bu tür uygulamalar hakkında gereken yasal süreci bir an evvel işletmelidir.

Bu iddialarla ilgili olarak, YÖK ve yargı birimlerinin bir adım atmasını bekliyoruz. Kurulduğu tarihten bugüne, eğitim çalışanlarının hak ve hukukunu savunan, yasakların kaldırılması için emek harcayan, her türlü keyfi uygulamanın karşısında olan, tam demokrasi için mücadele veren, her zaman milletin ve millî iradenin yanında yer alan bir sivil toplum kuruluşu ve eğitim hizmet kolunun genel yetkili sendikası olarak, sorunun vahametini kamuoyunun dikkatine sunarak, keyfi yönetim tarzına, hastalıklı yönetim anlayışına karşı kesinlikle sessiz kalmayacağız.

İşgalci Fransızlara karşı yiğitçe savaşan ve şehri işgalden kurtaran Sütçü İmam’ın torunlarını canından bezdiren, onlara hayatı zehir eden, icraatıyla şehrin itibarına gölge düşüren rektöre ve yönetim anlayışına karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mehmet taş 4 ay önce

Daha bunlar ne ki, bardak mı kaldı taşıracak. Yoksa olup bitenden sendikanın haberi mi yok. Ruh hastası demesi geremez miydi.

Avatar
semih yalnız 4 ay önce

Bu adam gitmeyecek sanırım. Ama gönderemeyenler de bedelini öderler. Herkes ne olduğunu görüyor. Maraşta bunca rezalet nasıl olabilir kimse anlamış değil.

banner208

RewriteEngine On RewriteCond %{HTTPS} off RewriteRule ^(.*)$ https://%{HTTP_HOST}%{REQUEST_URI} [L,R=301]