Soykırım İftirası Siyasi Saldırı Halini Aldı

Süleymanlı Mahallesi’nde bulunan Süleymanlı Şehitliği önünde gerçekleştirilen anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kur’an-ı Kerim Tilaveti ile devam etti.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can, Kahramanmaraş’taki tüm sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile bir kınama ve basın açıklaması yapacaklarını ifade ederek, basın açıklamasını okudu.

KSÜ Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Bugün burada sözde Ermeni soykırımı iddialarını kınamak ve Ermeni çeteleri tarafından tam da burada, Süleymanlı’da vahşice katledilen on binlerce şehidimizi anmak amacıyla toplanmış bulunmaktayız.

Öncelikle hain terör örgütü tarafından şehit edilen tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, Kahramanmaraş halkına ve Milletimize sabır ve baş sağlığı diliyoruz.

Biliyoruz ki, tarih milletlerin hafızasıdır. Tarihini bilmeyen milletler geleceklerini doğru planlayamaz ve doğru inşa edemezler. Bundan dolayıdır ki, tarihimizi öğrenmek ve nesillerimize öğretmek en temel milli görevlerimizden biridir ve biri olmalıdır.

Ermeni diasporası, Ermenistan devleti ve Türkiye’ye düşman ülkeler tarafından gündemde tutulan sözde soykırım iddiaları adeta modern bir Haçlı seferine dönüşmüştür.  Öyle ki, 1915 yılında Türk devletine haince saldıran Ermeni çetelerin hukuk çerçevesinde durdurulması için yapılan hareketler ve Osmanlı devleti tarafından tamamen güvenlik amacıyla alınan tehcir kararının, bu çevrelerce bir “soykırım” olarak adlandırılması ülkemize ve milletimize karşı topyekûn bir siyasi saldırı halini almıştır.

Avrupa parlamentosu 12 Mart 2015 tarihinde almış olduğu kararla, Avrupa Birliğine üye devletlerden sözde soykırımın hukuksal planda tanınması istenmiştir. “Sözde soykırım” bahanesiyle başlayan bu saldırıların hiçbir bilimsel yanı bulunmamaktadır. Türkiye’nin, tehcirin ve beraberinde yaşanan olayların tarihçiler tarafından tartışılması yönündeki tüm girişimlerine rağmen, sözde soykırım iddialarıyla Türkiye’nin dış politikası sürekli baskı altında tutulmak ve sözde soykırımın tanınması için yoğun mücadeleler verilmektedir. Ancak şu bilinmelidir ki mahkeme niteliği taşımayan bu parlamentoların sözde soykırım iddialarını kabul etmelerinin hiçbir hukuki değeri yoktur. Bu kararlar hukuk nezdinde, bizler nezdinde yok hükmündedir.

Söz konusu dönemlerde Ermeni çetelerinin ve işbirlikçilerinin bilinçli ve kasıtlı olarak yaptıkları Müslümanlara yönelik katliamlar, resmi belgelerde ve arşivlerde açık net olarak görülmektedir. Yüce Milletimiz söz konusu dönemlerde katliamlara maruz kalan evlatları ile ilgili hukuki haklarını saklı tutmakta kendi yapmış oldukları katliamları ecdadımıza yüklemeye çalışan şer odaklarını şiddetle kınamaktadır.

Buradan Ermenistan devlet yetkililerine, diaspora çetelerine ve işbirlikçilerine tekrar sesleniyoruz; Yüce Milletimiz bu soykırım yalanlarını asla kabul etmeyecektir. Tarihi gerçekler apaçık ortadayken, yalanlar üzerine inşa etmeye çalıştığınız kirli yapı mutlaka çökecek ve tüm şer odakları inşallah altında kalacaktır.

ABD’nin 1911’de Kızılderililere karşı yaptığı “son katliam” olarak adlandırılan katliamda binlerce Kızılderili’yi, Fransa’nın, Cezayir ve Ruanda’da 2,5 milyondan fazla insanı nasıl acımasızca katlettiği, Ermenistan’ın 1992 yılında Hocalı’daki vahşi katliamını, Rusya’nın Kafkaslar, Orta Asya ve Doğu Avrupa’da yüz yıl boyunca Müslümanlara yönelik kitlesel katliamlarını, sürgünleri, insanlık dışı uygulamaları hafızalarımızdaki yerini hala koruyor. Kendi sicilleri temiz olmayan, tarihleri kan ve vahşet dolu ülkelerin Türkiye’yi soykırımla suçlamaları, kendi suçlarını örtbas etme çabasından başka bir şey değildir.

Ortak gelecek ve huzurlu yarınlar için Ermeni halkına 1918’de kurulan ilk Ermenistan Devletinin Başbakan Ovannes Kaçaznuni’nin “Emperyal güçlerin oyunlarına geldik, hayal gördük yazık ettik memleketimize. Aslını söylemek gerekirse, Türkler haklıydı.”sözlerini hatırlatıyor, emperyal odakların ve teröristlerin kanlı pençelerinden kendilerini kurtarmalarını ümit ve temenni ediyoruz.”

Basın açıklamasının ardından programa katılan protokol mensupları ve diğer katılımcılar Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı eşliğinde 150 metrelik Türk Bayrağı’nın altında Süleymanlı Şehitlik Anıtı’ndan Kanlıköprü’ye kadar yürüdü.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.