Türk Ocaklarında Maturidilik Anlatıldı

Kahramanmaraş Türk Ocakları tarafından ‘Mâturidîlik Düşüncesi ve Günümüz Sorunlarının Çözümündeki Rolü’ konulu konferans düzenlendi.

Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa konuşmacı olarak Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Mezhepler Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sönmez Kutlu katıldı.

Konferansın açış konuşmasını yapan Türk Ocakları Kahramanmaraş Şube Başkanı Kemal Yavuz, Maturidilik hakkında ön bilgi verdi ve konunun öneminden kısaca bahsetti.

İmam Maturidi’nin görüşlerinin ve İslâm’ın dünden bugüne olan sorunlarının çözümüne getirdiği yöntemler açısından çok az bilindiğini ifade eden Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Mezhepler Tarihi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sönmez Kutlu, bunda din eğitimindeki eksik uygulamaların etkili olduğunu savundu.

İmam Maturidi’nin, Türkistan’da ve Özbekistan’ın Taşkent ile Semerkant arasındaki bölgesinde yaşadığını aktaran Sönmez, Kelâm, Felsefe ve Hukuk bilimlerinin çok güçlü şekilde geliştiği bir ortamda yetiştiğini kaydetti.

Maturidi’nin akılcı din anlayışında atalarının tevhide giden bir inanç anlayışına sahip olmalarının da etkili olduğunu belirten Sönmez: “Maturidi’ye göre insan, aklıyla Allah’ı bilmekle yükümlüdür. Oysa Eş’arî’ye göre vahiy, yani “haber” gelmedikçe, insanın bir olan Allah’a inanma yükümlülüğü yoktur. Akla önem verme bakımından ne büyük anlayış farkı… Bu fark, onun bütün görüşlerinin temeli olmuştur.” şeklinde konuştu.

“ALMAN TOPLUMU İÇİN İMMANUEL KANT NE İSE TÜRK TOPLUMU İÇİN DE MATURİDİ ODUR”

Prof. Sönmez Kutlu konuşmasında şunları ifade etti: “Akılcılığı ve eleştiri yöntemi bakımından bize göre, Alman toplumu için İmmanuel Kant ne ise Türk toplumu için de Maturidi odur, desek abartmış olmayız. İslâm tarihinde sorunların çözümüne dair örneklere bakarsak, Haricîler, güç kullanarak; Şiiler, siyaset yoluyla, ama İmam’ın aklına uygun siyasetle); gelenekçiler, dünden bugüne geleneğin getirdiği çözümlerle; mistikler-sûfîler, riyazetle, derin kalp bilgisiyle; Maturidi ve akla önem veren diğer meslekler-mezhepler ise, akılla çözüm yolları üretmişlerdir. Buna akılcı-Hadarî yöntem diyoruz. Ama aklı kullanmak için önce olguları tespit etmek ve sorunları anlamak gerekir. Olguları tespit edip sorunları anlamaya çalışmak demek ise, o olguları meydana getiren sebepleri açığa çıkarmakla mümkündür. Maturidi aklın önemini anlatmak için, her uzvun, yani gözün kulağın görevi olduğu örneğini vermiş, üstelik bunları doğru kullanmanın sorumluluğu olduğunu, bunlar gibi aklın da kullanılıp-kullanılmamaktan dolayı hesaba çekileceğini söylemiştir. Oysa Selefîler ve akıl düşmanı nice anlayışlar, aklı kullanmayı sapıklık görmüşlerdir. Dini anlamak için akıl önemlidir, şeraitte vahiy önemlidir. Çünkü dinin kaynağı akıl, şeriatın kaynağı vahiydir. Hz. Peygamber aklı değil, nefsi terbiye için gelmiştir. Vahiy ile akıl âdeta ikiz kardeştir. Ahmet Yesevi’nin Divan-ı Hikmet’inde ve Yunus Emre’nin Akıl Kasidesinde aklı öven sözler vardır. O yüzden Türk Sûfiliği de diğer sûfiliklerden daha akılcıdır. Maturidîlik mezhebi, akılcı bir mezheptir ve Maturidi de tıpkı İmam-ı Âzam Ebû Hanife gibi Abbasi Halifesinin görev teklifini kabul etmemiştir.”

“ÜÇ TEMEL BİLGİ KAYNAĞI VARDIR: AKIL, VAHİY VE DUYULAR”

“Maturidi’nin bilgi teorisinde de akla büyük yer verilir.” diyen Sönmez sözlerine şu şekilde devam etti: “Üç temel bilgi kaynağı vardır: Akıl, Vahiy (haber) ve duyular. Akıl, diğer iki kaynaktan gelen bilginin de doğru anlaşılması için hakem rolündedir. Keza dinin üç temel unsuru vardır: Tevhid, kulluk, ahlâk. Peygamber gelmese de insan aklı gereği bunlardan sorumludur; peygamber sadece bunları teyit eder. Maturidi’ye göre aklın bir hâli olan cüz’î irade yaratılmamıştır ve doğru olanı seçme yeteneğine sahiptir. Oysa Eş’arîlik’te ise, irade yaratılmıştır, insan sadece kesbeder; iradeyi de, kesbi de, yani kazanılan davranışı da yaratan Allah’tır; buna göre kulun iradesi yok gibi bir şey.”

“MATURİDİLKTE BİREYSELLİK VE ÖZGÜRLÜK ÖN PLANA ÇIKAR”

Maturidi’liğin bireysel özgürlüğünü ön plana çıkardığını ve IŞİD gibi terör örgütlerinin islam’a büyük zarar verdiğini söyleyen Sönmez şunları konuştu: “Maturidilkte bireysellik ve özgürlük ön plana çıkar. O yüzden inanç kadar inançsızlık da bir özgürlüktür. Akılla-iradeyle gerçekleşmedikçe ne ibadetin, ne ahlâkın geçerliliği vardır.  Âyette, “dileyen inanır, dileyen inanmaz” der. “Dinde zorlama yoktur” der. Kimseyi zorla inandıramazsınız, inana da zorla ibadet ettiremezsiniz. Bugün ile karşılaştırırsak, selefî zihniyetin ürünü olan El-Kaide, İŞID gibi örgütler, İslâm için bir belâdır, İslâm toplumlarının içini kemirmeye başlamıştır. Bu virüs, ilmi de sanatı ve estetiği de mahvediyor.”

“CİHAT ADINA YAPILMAK İSTENİYOR VE ASLINDA KORKUNÇ BİR ŞEY”

Canlı bombaların cihat adına yaptığı eylemlerin korkunç bir durum olduğuna dikkat çeken Sönmez şöyle konuştu: “Bugünkü Ortadoğu’ya bakacak olursak; bugün Kârdavî denen âlim, intihar bombacılarını kastederek, eğer Müslüman topluma bir faydası varsa, kendini patlatabilir, diye fetva veriyor. Güya bunu Filistin için söylüyormuş. Üstelik bu cihat adına yapılmak isteniyor ve aslında korkunç bir şey... İslâm’da böyle bir cihat anlayışı yok. Esasen cihat, sadece savaşta yapılan şey de değil, insanların faydasına olan her çabanın adıdır. Hz. Peygamberin yaptığı savaşlarda ölenlerin toplam adedi beş yüzü geçmiyor. Oysa sadece bir intihar bombacısının kendini patlatmasıyla yüz kişi ölebiliyor. İslâm’da aslolan öldürmek değil yaşatmaktır. Ahmet Yesevî, kâfir de olsa incitme, Allah bundan incinir, diyor.”

Necip Fazıl Kültür Merkezinde gerçekleştirilen konferansa, Kahramanmaraş Valisi Mustafa Hakan Güvençer ve İl Müftüsü Muhammet Gevher ile birlikte birçok sivil toplum kuruluşu yetkilileri de katıldı.

Maraş Aktif

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.