Uyanın, Felaket Gümbür Gümbür Geliyor!
Jeoloji Mühendisleri Odası Kahramanmaraş İl Temsilcisi Mehmet Kuruçay, yeraltı kaynaklarında biriken suların hızla tükendiğini, israfın önüne geçilmemesi halinde çok zor günlerin yaklaştığını açıkladı.

2014 yılında yaşanan kuraklığın ardından bu yıl da meydana gelen kuraklık yeraltı sularının da hızla tükenmesine neden oluyor. Kuraklığın bütün şiddetiyle yaşandığı şu günlerde özellikle suyun gereksiz şekilde kullanıldığına dikkat çeken Jeoloji Mühendisleri Odası Kahramanmaraş İl Temsilcisi Mehmet Kuruçay, yağışların normalleşip, kaynakların yeniden kendi seviyesine gelene kadar herkesin suyu dikkatli kullanması gerektiğine vurgu yapıyor.

İçinde bulunduğumuz 2016 yılındaki kuraklığın sonraki yıllarda daha şiddetli bir şekilde yaşanabilme ihtimali olduğunu belirten Kuruçay, 20 sene önce Kahramanmaraş’ta açılan kuyuların birçoğunda artezyen kaynakların görülmesine rağmen şu anda su almak için mevcut kuyuların daha da derinleştirildiğini ifade etti.

“2017 VEYA 2018 VEYA 2019’DA BUNDAN DAHA KÖTÜ…”

İlerleyen yıllarda daha şiddetli kuraklığın olabileceğini kaydeden Jeoloji Mühendisleri Odası Kahramanmaraş İl Temsilcisi Mehmet Kuruçay şunları söyledi: “2014 yılında bir kuraklık yaşadık, o zamanlar demiştim ki; bundan daha kurak olmayacağına dair elimizde bir senedimiz yok. Yani daha kurak olmaması için hiçbir sebep yok. Şimdi yine aynı şeyi söylüyorum, 2014’teki kuraklıktan sonraki bu 2016 yılındaki kuraklık ondan kat kat büyük bir kuraklık. 2017 veya 2018 veya 2019’da bundan daha kötü yaşamayacağımızla ilgili hiçbir bilgimiz yok. Çünkü bu apayrı bir şey.”

“YERALTI SUYU TABLASINDA DEVASA BİR DÜŞÜM VAR”

Yeraltı kaynaklarının kolay bir şekilde oluşmadığını belirten Kuruçay, yaklaşık 100 bin yılda oluşan depoların israf ve bilinçsiz kullanım nedeniyle hızla kurutulduğuna dikkat çekerek şunları konuştu: “Bizim bilmemiz gereken yeraltı kaynaklarımızı ekonomik kullanmak. 1 yılda bitireceğimiz suyumuzu uzun yıllara yaymak. Şunu önemle arz etmekten fayda görüyorum; yeraltı suyu kütleleri, karlardan, yağışlardan biriken kütleler, birkaç yıl içerisinde oluşmuyor. Bu suların akar hale gelmesi, ovalarda yeraltı suyunun oluşması, dağlardaki büyük kaynak kütlelerinin depolarının dolması yaklaşık 50 bin ile 100 bin yıl arasında değişmektedir. Bakın dikkat edin, 10, 20, 100 yıl değil, 50 bin ile 100 bin yıl arasında değişmektedir. Şimdi bir depomuz var, bu depodaki oluşan su 100 bin yılda oluşmuş. Biz bunu yaklaşık son 100 veya 50 yılda öyle hor kullanmışız ki, şu andaki suyumuz düşük noktalara ulaşmış. Yani su seviyesi gittikçe düşüyor. Kahramanmaraş’ta bundan 20 yıl önce açılan kuyuların pek çoğunda artezyen olurdu şimdi artezyen olmadığı gibi yeraltı suyu tablasında devasa bir düşüm var. 10 metrede, 15 metrede çalışan pompalarımız şu anda 30 metrelerde çalışıyor.”

“İÇECEK SUYUMUZU BULMADAN BAŞKA ŞEYLERİ YETİŞTİRMEYE BAKMAMALIYIZ”

Şu anda önceliğin içecek suya verilmesi gerektiğini ve zaruri ihtiyaçlar dışında suyun israf edilmemesinin şart olduğunu aktaran İl Temsilcisi Kuruçay şöyle konuştu: “Dolayısıyla biz bunun farkında olmak zorundayız. İçecek suyumuzu bulmadan başka şeyleri yetiştirmeye bakmamalıyız. Şu anda bağlardaki veya villaların önlerindeki yüzme havuzlarında veyahut da çayırları, çimenleri, süs ağacı sulayanların yaptıkları çok büyük bir yanlışlık var. Biz içme suyu temin edemeyecek bir duruma gelmeden bunları dikkatli kullanmalıyız. Keyif için üretmemeliyiz, keyfi yüzme havuzlarını doldurmamalıyız.

“İÇECEK SUYU BULAMADIĞIMIZ ZAMAN NE YAPACAĞIMIZI DÜŞÜNÜN”

Bu da bir felakettir, kuraklık da bir felakettir, sel de bir felakettir, deprem de bir felakettir. Bu felaket öyle bir felaket ki, Allah korusun elimizi, yüzümüzü yıkacak veya içecek suyu bulamadığımız zaman ne yapacağımızı düşünün. En az deprem kadar tehlikeli bir felaket. Dolayısıyla biz bunları göz önüne alarak mevcut kaynaklarımızı doğru kullanmak zorundayız.  Şimdi yağmur yağmazsa kaynaklar kurur, barajlarda sularımız birikmez. En sonunda yeraltı suyu dediğimiz kuyulardan aldığımız suyu muhafaza etmek zorundayız. O bizim ölümlüğümüz, dirimliğimiz şeklinde, halk arasında, tabir ettiğimiz bir hazinemizdir. Vatandaşlarımız arazilerini sularken mümkün olduğu kadar düzenli ve tasarruflu kullanmak zorundayız.” 

“KAHRAMANMARAŞ OLARAK ÇOK SIKINTILI BİR SÜREÇ GEÇİRİYORUZ”

Kapımıza dayanan kuraklığın boyutunu bir örnekle açıklayan Kuruçay şunları dile getirdi: “Kartalkaya barajı bu sene yüzde 35 ile 40 arasında bir doluluk oranında. Narlı Ovasında yaklaşık 200 bin dönüm araziyi bu sene su verilmedi. Kartalkaya Barajından Gaziantep’e içme suyu gittiği için ovadaki zirai sulama yapılmadı. İnsan sağlığı daha önemlidir diye. Biz de Kahramanmaraş olarak çok sıkıntılı bir süreç geçiriyoruz. Vatandaşlara sorun evlerinizdeki, bağlarınızdaki sular nasıl diye, yüzde 99’u bağdaki kuyum kurudu, yeni kuyu açtırıyorum diyecektir. En yakın Ahır Dağının civarındaki bütün kaynaklar kurudu. Eskiden açılan 100 metrelik kuyular kurudu, 150 metrelik kuyular açılmaya başlandı.” (MARAŞ AKTİF) 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mevlüt karatut 2 yıl önce

Hocamız sağolsun vatandaşa kesmiş hesabi.vatandaşin elinden ne gelir ki küresel ısınma diye bir gerçek varken.suyun tasarrufu meselesine gelince bunu ayarlayacak olanda devlettir, ilgili , yetkilı merciilerdir. En başta hocamizin kendisidir.2050 yılında zaten doğal şu kaynağı kalmayacak diyor dünya su formu. Öyle basın yoluyla mesaj vermek olmuyor başkan (lar).

RewriteEngine On RewriteCond %{HTTPS} off RewriteRule ^(.*)$ https://%{HTTP_HOST}%{REQUEST_URI} [L,R=301]