Seviyoruz galiba bir şey olsun diye kızıl kıyamet koparıp ardından onu ortada bırakarak sahip çıkmamayı.

Sevmeyin arkadaş böyle sevmeyin…

Yıllar önce sözüm ona birkaç tane sözde ileri görüşlü kişi Kahramanmaraş’a ikinci üniversite açılmalı, bunun için de gündem oluşturulmalı diye çırpınıp duruyordu. Bu konuyu zannediyorum ilk olarak bana açmışlardı, ancak ben ikinci üniversite yerine var olan üniversitenin geliştirilmesini düşündüğüm için bu anlamsız ve lüzumsuz fikre hiç de hoş bakmamış, bunun içinde bir çalışma içine girmemiştim. Güya gündem oluşturacaklar ve şehre ikinci üniversiteyi kazandıracaklardı, bunun için epey aradılar durdular beni ancak hiç geri adım atmadım.

Neden sonra kendini şehrin hamisi sayan, fikir ürettiğini, gündem oluşturduğunu, iş yaptığını zanneden güruh konuya eğildi ve kendileri gibi belirsiz bir düşünce ile buldukları destekçileriyle konu dillendirildi.

Çok elzemmiş gibi bu ikinci üniversite konusu birçok yerden ele alındı, benim gibi birkaç karşı çıkan dışında, ve gelinen noktada İstiklal Üniversitesi adıyla yeni bir üniversitemiz oldu.

Kaç yıl oldu kurulalı bilmiyorum, umurumda da değil zaten, ancak geldiğimiz noktada kurumun halini gördüğümde benim vicdanım sızlıyor. Üniversitenin bir yeri yok ya hu, bir kampüsü yok adam akıllı.. . Hani sizin sözde önderliğiniz, ileri görüşünüz, cansiperane çalışmanız.

Gördüğümüz kadarıyla kurulan-kurdurulan üniversite şu anda gayri meşru çocuk muamelesi görüyor. İkinci üniversite açılmalı diyen vatandaşlardan ses seda yok. Açıldı işte üniversiteniz, şimdi neden haline bakmıyorsunuz, bir şeyi peydahlayıp kaçmak ihaneti ve vurdumduymazlığı sizin karakteriniz mi yoksa?

Bakın haline o çok istediğiniz üniversitenin, bakın da görün. Şimdi neden gündem oluşturmuyorsunuz?

Neden sormuyorsunuz üniversitemize bir yer niçin tahsis edilmiyor?

Bir kampüs niçin oluşturulmuyor?

Fakülteler, bölümler niçin kurulmuyor?

Niçin hocalar gelmiyor?

Niçin hayal ettiğimiz binlerce öğrenci hala yok?

Yanı başımızdaki şehirlerin üniversitelerinin hemen hepsinde açılan bölümler, çeşitli bahanelerle neden İstiklal Üniversitesinde açılmıyor?

Üniversitede göreve başlayan Rektör dahil diğer insanlar neden yalnız başlarına uğraşmak, didinmek, çabalamak zorunda kalıyor?

Neden bu insanların yanında değilsiniz?

Siz üniversite isteyen vatandaşlar, bürokratlar, zenginler, iş adamları, gazeteciler, esnaflar ne oldu? Diliniz boğazınıza aktı, ruhunuz sizi terk etti de mi sahip çıkmıyorsunuz?

Oldu işte çok istediğiniz üniversiteniz, peki şimdi neden sahip çıkmıyorsunuz?

Efendiler, var olması için uğraşıp ardından gayri meşru evlat gibi ortaya bıraktığınız şey, kendisi sahipsiz kalırken sizi de nasıl yaftaladığını bilmeniz gerekir.

Nerede o aşkınız, şevkiniz, arzunuz, istediğinizi yaparken zevk aldınız, gelişmesi gerekirken emek isterken, destek isterken sokağa mı atıyorsunuz?

Şimdi yükü üzerinizden atmak için bir iki kişi ilgileniyor, biz yaptık gerisi hocaların işi demeyin, bu sizin ne kadar basit biri olduğunuzu gösterir.

O insanların desteğe ihtiyacı var, arkalarında güce ihtiyacı var ve bunu yapacak olanlar da evvela bunu çok isteyenler olarak sizlersiniz.

Şimdi yaptığınız şeye sahip mi çıkacaksınız yoksa gelişememiş bir varlık olarak karşınızda duran tablonun utanç verici halini alnınızda mı taşıyacaksınız?

Unutmamak gerekir, bu sorun İstiklal Üniversitesinin ve orada görev yapan insanların sorunu değil, sadece onların yükümlülüğü değil.

İlk olarak bu okulun açılması için uğraşan zatların vazifesidir.

Okulun yersiz yurtsuz oluşu, doğru dürüst fakültelerin, bölümlerin olmayışı sahip çıkılmamasındandır.

Öyle ya da böyle istesek de istemesek de bu üniversite kuruldu mu? Evet.

O zaman sahip çıkmamız gerekir, adam olması için, olduğu yerde durarak kaybolmaması için sahip çıkmamız gerekir.

Bugün bir program için oradaydık Rektörün konuşmasından ne kadar zorluk çektiklerini anladım, bir yer bulabilmek için bir fakülte açabilmek için yaşadıkları zorluğu gördüm. Hiçbir şey sormadım çünkü duymak istemiyorum, hiçbir şekilde mesuliyetim olmamasına rağmen vicdan azabı çekiyorum, rahatsız oluyorum.

Bu yazının ne kadar ağır olduğunun farkındayım ancak İstiklal Üniversitesinin şu hali bu kadar çok ağrıma gidiyor…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.