Bolşevik İhtilalinin Türk Dünyasına Etkileri

Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 1917 Sovyet İhtilâli ve Türk Dünyasına Etkileri konulu seminere konuşmacı olarak, İstanbul Türk Ocakları Şube Başkanı Dr. Cezmi Bayram katıldı.

Sovyet İhtilalinin 100. Yıldönümü nedeniyle seçilen konu çerçevesinde, 70 yıldan fazla süren dönemin Türk dünyasına etkileri ve neden olduğu yıkımlar ele alındı.

Programın açış konuşmalarını Türk Ocakları Kahramanmaraş Şubesi Hars Heyeti Başkanı Dr. Mustafa Kök ve KSÜ Genel Türk Tarihi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hikmet Demirci yaptı.

İstanbul Türk Ocakları Başkanı Dr. Cezmi Bayram yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: “

Sovyet İhtilâli’nin Türk Dünyasındaki birinci en büyük menfi etkisi dilde ve alfabedeki yıkımlardır. Rusya’da Bolşevik İhtilâlinin temellerinin atılmaya başlandığı yirminci yüzyılın başlarında, Türk Dünyasında da öncülüğünü Gaspıralı İsmail’in yaptığı dilde fikirde ve işte birlik hareketi, “Ceditçilik” adıyla hızla yayılıyordu. O coğrafyada yapılan art arda kongrelerde özellikle Gaspıralı İsmail diyordu ki, eğer Türk Dünyasında bir dilde birlik istiyorsak, bu yazı dilinde İstanbul Türkçesini hareket noktası alarak başlamalıdır. Ve 1917 Ekiminde Lenin’in liderliğindeki Sovyet İhtilâli geçekleşirken bu dünyanın bir kısım Türk aydınları, komünist olduklarından değil, kendi ülkelerini işgal edip sömürgeleştiren Rus Çarlığından kurtulma ümidiyle onu desteklediler. 

Lenin gelince de ortaya attığı milliyetler nazariyesiyle, her topluluğun kendi dilini konuşup yazacağı, mektepler açacağı tezini uygulamaya koydu ama devlette görev alacaksa Rusça ortak dil olacaktı. Kendi alfabeleri bile olabilirdi. Nitekim 1926 Bakü Türkiyat Kongresinde Türkiye’den Türk Ocaklı Fuad Köprülü ile Hüseyinzade Ali Bey’in katıldığı çalışmalarda, Türk Halklarının ortak alfabe olarak Latinceye geçmesi bile kararlaştırılmıştı.

Ne var ki Stalin döneminde 1930’larda bilim adamı İlminski’nin yönlendirmesiyle başlayan bütün Türk Halklarının da Kiril Alfabesine geçirilmeleri kararı uygulamaya konulur. Üstelik her topluğun Kiril alfabesine farklı harfler eklenerek biri diğeriyle hem yazışma hem de giderek anlaşma ortaklığı ortadan kaldırılır.

İkinci menfi büyük etki ve problem, Lenin’in milliyetler nazariyesinden ümitlenerek 1905-1920 arasında art arda kurulan Türk Cumhuriyetlerinin peyderpey ortadan kaldırılıp Sovyetlerin işgaline uğramasıdır.

Üçüncüsü, halklar arasındaki kütleler halinde nüfus kaydırmalarıdır. Özellikle Stalin döneminde Rus toplulukları kaydırılıp Türk topluluklarının içine öylesine yerleştirilmiştir ki, her biri birer saatli bomba olsunlar istenmiştir. Azerbaycan anayurdu Karabağ’a kaydırılıp yerleştirilen Ermeni topluluğu ise en bariz örnektir. Ama asıl kıyım ve tehcir, gerek 2. Dünya Savaşı sırasında, savaş hattında olmaları bahanesiyle Kırım halkının bir gecede hayvan vagonlarıyla Sibirya sürgünü erekse savaş hattında olmadıkları halde bizim sınırımıza yakın Ahıska Türklerinin yine bir gecede Orta Asya coğrafyasına dağıtılmalarıdır.

Dördüncü büyük etki ve yıkım ise yine 1930’ların Stalin döneminde bütün Türk halkları aydınlarına uygulanan ya katliam ya Sibirya sürgünleri. Böylece bu halkaların kökende tarih ve dil müştereklerini bilecek tek aydın kalmasın istenmiştir.”

Seminer, soru cevap bölümünün ardından sona erdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
RewriteEngine On RewriteCond %{HTTPS} off RewriteRule ^(.*)$ https://%{HTTP_HOST}%{REQUEST_URI} [L,R=301]