Ey Rab! Sana sığınıyorum…

Sana isyan etmeye dilim varmaz...

Lakin kıvranıyorum ya Rab, yüreğim dayanamıyor…

Bu ayrılık ne zaman bitecek...

Ne zaman alırım Vatanımın kokusunu…

Ne zaman görürüm milletimin o sıcak bakışlarını…

Ne zaman duyarım damarımda akarcasına, ruhuma işleyen o güzel Nehir seslerini...

Ne zaman kavuşurum Türkistan’ımın Seması’na...

Bu acı ne zaman dinecek...

Ne zaman yüzüme süreceğim mavi topraklarımı...

Ne zaman göreceğim Ana yurdumu…

Şark’ta Güneş ne zaman doğacak..?

Bu Özlem bu endişe Canımı öyle çok yaktı ki...

Çin zalimleri hançer sapladı sanki yüreğime…!

Boğazım düğümleniyor Allah’ım…

Senden gayri kimse anlamaz ki...

Her saniye nemleniyor kirpiklerim…

Kalbimdeki Fırtınaları ancak kalemim bir nebze de olsa dindirebiliyor...

Döküldüm yine bu gece Cananım Annem...

Biliyor musun?

Anne, Anne diye sayıklıyorum hep…

Resimlerini avucuma alarak uykuya dalıyorum hep…

Bir mucize olsa da sen önüme çıkıversen diye düşünüyorum bazen…

Aklıma mukayyet olamıyorum ara sıra…

Bu ne zulümdür böyle...

Şayet isyanda bulunduysam aciz kulunu affet Ya Rab…

Tek silahım duamdır, kabul et lütfen Ey yüce Rabbim...

Düşmanımız Mert olsa keşke…

Bu ne kalleşçe ne sinsice işgal yöntemidir ki,

Koca dünyayı inandıramıyoruz...!

Ne zaman? Ne zaman bu zulme inanıp sesiniz çıkacak Ey Aziz İNSANLAR ??!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.