Hayli zorlaştı, kazanmak, kazanç elde etmek zaten zordu diyorsunuz ancak günümüzdeki kadar zor ve meşakkatli olmamıştı ve kazanılan bir şey de sanki yok gibi…

Bizde herkes gibi, yaptığımız iş bir tarafa, ekmek parası peşinde koşan insanlarız. Kim kazancının peşinde değil ki?

Dolayısıyla kimsenin kınayamayacağı, yadırgamayacağı, olur mu öyle şey diyemeyeceği şekliyle ekmeğimizin peşinde elimizden geldiğince koşuyoruz.

Yıllar önce ki 2016 yılına denk geliyor, ilimizde bulunan ilçelerdeki ilgili kurumlara mail atmış, haberlerini sitemizde ve gazetemizde uygun görürlerse yayınlamak istediğimizi belirtmiştik. Tabi bundan önce kendileriyle tanışmak için randevu istemiş ancak bunu almayı başaramamıştık, tanışmak istediğimiz kişi başkandı tabi dolayısıyla da orada ilgili kişilerle de tanışacaktık.

Olmadı randevu alamadık, çat kapı gitmek benim anlayışımda ilk başta ters bir durumdur, biz kabile değiliz, devlet kurumaları da kabile çadırı değil öyle pat diye gidilmez bizim anlayışımızda.

Bundan dolayı maille ulaştık kendilerine uygun görenler sağ olsunlar haberlerini bize de gönderdiler, bizde sitemizde, gazetemizde yer verdik. Bunun karşılığında geçen onca zaman içinde kimseden bir talebimiz olmadı, gönderirlerse girdik ilan, kutlama, reklamlarını göndermezlerde hani bize hani bize demedik.

Ancak onlardan biri her yıl abone yapıyormuş, geçen yıl öğrendik bunu ve bizde aradık kendilerini. Bize bakacaklarını, döneceklerini söylediler sizin takdiriniz gibi olmayacağını anladık ve yine işimize baktık.

 Geçen süre içinde bu kurumun haberlerinin bir süredir gelmediğini fark ettik. Yeniden kendilerine mail attık, haberlerin gelmediğini, teknik bir sorun olabileceğini ve ilgilenmelerini rica ettik.

Lakin dönen kim, gören kim, bakan kim? Bir ses yok!

Birkaç gün önce de arkadaşın birinden malum kurumun yıldönümü geldiğini, bir yıllık çalışma için sözleşme yapıldığını söyledi. Bana da aramamı söyledi ancak çok da içimden gelmemesine rağmen aradım.

İlgili kişiye durumu izah ettim. Kendileri beni daha önce görmediğini, tanımadığını, oralara hiç gitmediğimi söyledi. Tabi ilgili kişi o kadar ilgisiz ki yıllar önce reddedildiğim aklına gelmiyor. Eğer ki ben daha önce gerekli eylemlerde bulunmasam yerden göğe kadar haklı diyebilirsiniz ancak randevu istediğimde bin dereden su getiren insanları pat kapı ziyaret edecek kadar haysiyetsiz değilim. Bu durumdan sonra ilk önce gelirler efendi gibi kendileri bizi ziyaret ederler bizde iadei ziyaret için kapılarını çalarız.

Haberlerin girilip girilmediğiyle ilgili bir şey söyledi bende, gelmediğini hatta kendilerine mail attığımı ve dönüş yapılmadığını söyledim. Sonuç yine boş…

Sonra ağzından, sanırım masumane bir ifadeydi, kaçırdı, bana dedi ki: Gelip bir kere başkanın sakalının altından geçin.

Kendi içimde nutkum tutuldu kaldım bu ifadenin ardından. Ve gelemeyeceğimi, bundan sonra kendilerini ziyaret etmeyeceğimi söyledim. Bizde sakal altından geçilecek bir aksesuar değil, belli anlamı olan, bambaşka bir şeydir çünkü.

Sonra arkadaşım sağ olsun biraz çırpındı durdu, onu aradı bunu aradı olmadı. Ardından bir diğer arkadaş yolu oraya düşmüş söylemiş yine bir şey olmadı. Unutmayalım kul rızkını yer, hüda taksim eder nefis istifade eder. Allah’ın dileğinin dışında hiçbir şey vuku bulmaz ve o dilemezse yaprak dahi kımıldamaz.

Ve unutulmamalı gururlanma padişahım senden büyük Allah var sözü.

Bu yazı keyfime kalacağı gibi istersem daha da uzar, yeni ve ilginç detaylar ortaya çıkar hem de ne detaylar. Sormayın ne detaylar diye, sorarsanız anlatırım!?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Akif Arslan 3 hafta önce

Kalemine sağlık kıymetli meslektaşım. Yalnız değilsin. Unutma.