Nerede yaşadığın hatta nerede yaşadığını tarif etme biçiminin bile kimi etkilemek için yaptığına bağlı olarak değiştiği bir dünyada, bir sigara dumanı kadar önemsenmeyen- belki de insanların zamanı olmadığı için önemseyemediği (!)-  bazı toplumsal sorunların olmasının nedeni hakkında, bu zaman yetirilemeyen dünyada sosyolojik, felsefi, dini hangi açıdan ele alırsan al net ve tatmin edici bir yargıya varılamayacağı gerçeği hep orada olacak. Yinede bu durum, bu incelemeyi yapmayacağımız anlamına gelmez.

İşte bir sigara dumanı kadar konuşamadığımız bazı sorunlar:

İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ayeti ve çalışan ekmeğini yer deyişi, ne yazık ki günümüzde muhatapları tarafından pek dikkate alınmıyor. Çünkü şimdi çalışan da ekmeğini yiyor, çalışmayan da. Hak eden de ekmeğini yiyor, hak etmeyen de. Hak edenle hak etmeyen arasındaki fark incele incele nerdeyse görünmez hale getiriliyor. Hatta daha da ileriye gidilerek hak etmeyen hak edenin ekmeğini yiyor. İlgi ve kabiliyet alanı olmamasına rağmen sadece ‘’bizim cemaatten/sendikadan/partiden’’ kriteri ile bazı makamlara getirilen kişiler, bir sigara dumanı kadar bizi rahatsız edemiyor!

Sadece ‘’rahat ol, o da bizden’’ kriteri ile makamlara getirilen kişiler, bulundukları makamların verdiği güçle kendilerine koşulsuz itaat bekliyor. Devletin bütün kurumların binlerce vizyonsuz, misyonsuz, yaptığı iş hakkında bilgisi olmayan, işinin hakkını veremeyen dolayısıyla hak etmediği halde o koltukta oturan müdürler, memurlar, şefler, yöneticiler; bir sigara dumanı kadar bizi rahatsız edemiyor!

Müslüman olduğunu söyleyerek vakit namazlarını cemaatle kılan insanların bu haksızlıklara göz yumması, Müslüman kimliğinden dolayı daha hassas davranması gerekirken devletin malını kendi çıkarına kullanması; bir sigara dumanı kadar bizi rahatsız edemiyor!

Bütün bu dini kökenli toplumsal sorunlarda gerekli kurum ve sorumlu otoritenin bu konulara el atıp kul hakkını çalmak ile bir bankayı soymak arasında bir fark yoktur diyememesi; bir sigara dumanı kadar bizi rahatsız edemiyor!

Eğitim sistemimizin ve öğretmenlerimizin yetiştirdiği gençlerin henüz on yaşlarındayken cinsel mevzulara, aşk, sevgili vb. ahlak dışı ve hayvani konulara eğilim göstermeye başlamaları ve böylece aile kavramının içinin boşaltılması, kültür endüstrisinin yeni nesli imam hatiplisi, fen liselisi ya da muhafazakarı, komünisti, kemalisti ayrımını yapmadan hepsini popülerlik adı altında zehirleyip ortak bir paydada topladığını iddia etmesi ve yeni kuşağı eğiten ve büyüten kurumun okul veya aile olmadığı popüler kültürle öğrenip büyüdükleri gerçeği; bir sigara dumanı kadar bizi rahatsız edemiyor!

Bütün bu dini kökenli toplumsal sorunlarda gerekli kurum ve sorumlu otoritenin bu konulara el atıp kul hakkını çalmak ile bir bankayı soymak arasında bir fark yoktur diyememesi; bir sigara dumanı kadar bizi rahatsız edemiyor!

Mısır yönetiminin Mısır’da darbeye karşı çıkan Müslümanları idama göndermesi, Dünya Müslüman Alimler Birliği’nin ve Müslüman halkların bu zulümlere sessiz kalması; bir sigara dumanı kadar bizi rahatsız edemiyor!

Suriye zindanlarında 8 yıldır işkencelere ve istismara uğrayan 7.000’i aşkın kadın ve çocuk var. Bu kadınlardan birinin şu sözleri, bir sigara dumanı kadar bizi rahatsız edemiyor!

‘’önce ailemizden ve güneşten kopardılar. Soğuk, sessiz ve karanlık hücrelere kapattılar. Sonra acıyı ve acının her türlüsünü işkenceyle yaşattılar. Dayanmak mümkün değil. Yalnızız… Savunmasızız… Sesimizi duyun. Rejimin hapsettiği kadınları kurtarın.’’

Dünyadaki yer altı kaynaklarının yarısından fazlasının Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda olmasına rağmen Müslümanların bunların yalnızca %2’sini kullanmaları ve bu nedenle coğrafyanın sömürülmesi ve Yemen’deki zulüm; bir sigara dumanı kadar bizi rahatsız edemiyor!

Bu ve bunun gibi bütün toplumsal sorunlar, sigaranın hükmünün bizi meşgul ettiği kadar meşgul edip rahatsız etmiyorsa oturup bir düşünmek gerek: Neden?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Okur 9 ay önce

Güzel konulara değinmişsiniz. Bu konuları daha arttırmak mümkün diye düşünüyorum, teşekkürler.

Avatar
Serment 9 ay önce

Tekrar yazılarını okumak güzel. Ancak Filistin meselesini de unutmamak lazım. Selamlar.