Arslan Bey’in Milli Mücadele Hatıraları -5-

Kahramanmaraş Gündem

Kurtuluş Savaşı için teşkilatın ve mahalle birliklerinin kurulması, Ceceli Köyü’nün ve Türkoğlu’nun Fransızlar tarafından yakılması ve diğer olaylar…

Antlaşma maddelerine uymayan ve bu konuda yapılacak her türlü müdahalenin (el atma, karışma) önlenmesi için özveride bulunacaklarını ve yapılan zulümlere tahammül (dayanma, katlanma) edemeyeceklerini, halkın bazı ileri gelenlerinin ve Ermeni ileri gelenlerinin Fransız hükümetine gönderdikleri telgrafları da nefretle karşıladıklarını, hiçbir zaman Fransız idaresine girilmeyeceğini söyleyerek dağıldılar.

Pazarcık’ a özel olarak gönderdikleri Karlozoğlu Osep’in Yakup Hamdi’ye götürdüğü mektubu Yakup Hamdi Bey hükümete de haber vererek Karlozoğlu Osep’i tutuklamıştı.

28 Kasım 1919 Türkoğlu’nun 15 km güneyinde Fransızlarla Muallim Hayrullah başkanlığındaki İmalı ve Karalar çeteleri arasında harp olmuştur. Fransızlara birkaç ölü ve yaralı verdirildi. Muallim Hayrullah yaralandı, aldığı yaralardan vefat etti. Allah rahmet eylesin.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti teşkilatı olarak bayrak olayı üzerine meydana gelen coşku ve heyecandan faydalanmak düşüncesiyle 29-30 Kasım 1919’da Kayabaşı’ndan Veli Efendi Ziya’nın evinde toplantı yapıldı. Toplanan şahıslar arasında güvene layık kimselerin olmaması nedeniyle ikinci gün toplanmak üzere Veziroğlu Mehmet Hoca toplantıyı dağıttı. İkinci toplantıya yine Ziya Efendinin evinde Şişman Hacı Ahmet, Veli Efendioğlu Ziya, Sabit, Mümtaz, Başkâtip Rıza, Cerrahoğlu Zekeriya, Hacı Yahya Oğlu Hacı, Sandaloğlu Osman, Hacı Mehmetoğlu Evliya, Hoca Sapızoğlu Hacı, Karpuzoğlu Mehmet, Hatice Hocaoğlu Nuri, Kuruşçuoğlu Ali Paşa, Cicos Mustafa Çavuş, Gürooğlu Rüstem, Hasan Terakyalı, Kömeçoğlu Ali Çavuş, Uncu Haliloğlu, Ahmet, Gök Ökkeş, Çina Ali Kadir, Tabakların Şıhı Mahmut, Muhasebe-i Husisiye Memuru Ferruh, Vakıflar Müdürü Evliya, Karakız Zeki, Karakız Muhittin, Baba Haliloğlu Ahmet Efendi, hazır bulunanların ve yerlerine vekalet bırakılanlarının isimlerini sırayla okuyarak aşağıdaki programa göre teşkilata (örgütlenme) başlandı.

Teşkilat adsız kahramanların programları ile ve bizim orada vasıta olduğumuz, ikna (inandırma) ederek aldığımız 4 Kasım 1919 tarihinde adsız kahramanların verdiği emrin birinci maddesinden sekizinci maddesine kadar olan bölümünde, memleketin on semte ayrıldığı her semt, bütün halkı davetle kayıtlarını yapacağını kayıt bitince toplanarak aralarından altı kişi seçeceklerini ve altı kişiden iki reis seçileceği (reisler kendi aralarında toplanarak) heyet-i merkeziye için iki reis, hariçten bir katip (sekreter) , bir veznedar, bir evrak muhafızı (Yazı İşleri Müdürü) seçecekleri faaliyetlerinden heyet-i temsiliye ile hükümeti haberdar ederek faaliyete geçirecek semtlerden kalan beş zat heyet-i idari-ye reis ve üyeleri olarak görevlerine devam edeceklerdi.

1)        Seçimler yapıldı. Heyet-i Merkezi’ye ve Heyet-i İdareler kuruldu.

2)        Seçilen heyetler aldıkları talimatlara göre teşkilatlandılar.

3)        Heyet-i Merkezi’ye kaza, nahiye ve köylerin teşkilatlanmasını ve cemiyetin bütün noksanlarını ve gereksinimlerini ve Heyet-i Temsili’ye ile haberleşmeyi sağlayacaklardır. Heyet-i Merkezi’ye azalıklarına (üyelik) Çavuşlu’dan Abdüllatif, Kayabaşı’ndan Arslan, Acemliden Evliya, Divanlı’dan Hasan Nebil, Ekmekçi’den Sapsız Hacı, Nahırönü’nden Hatice Hocaoğlu Nuri, Acemli’den Köşker Ahmet, Restebaiye’den Baş Kâtip Rıza, Bektutiye’den Baba Halioğlu Ahmet, Hatuniye’denMedineoğlu Abdullah Çavuş seçilmişlerdir.

Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti için mühür yaptırılmasına karar verildi. Kuruşçuoğlu Ali Paşa ve Karakızoğlu Zeki ve iki arkadaş gönderilerek mühür yaptırılmışsa da bizimle ilişki halinde bulunan Hacı Bey ve arkadaşları Bolşevik Ceryanı nedeniyle tehlike altında bulunduklarını zannederek acele olarak bir heyet teşkil eylediklerini haber verip Hoca Rafet ve Hüda-i Tahsin’i gönderip meydana getirdiğimiz heyeti tanımak istemişler usule uygun ve güzel bir seçimle yapılan kuruluşumuza itiraza gerek görmeyip tanımaya ve çalışmaya uygun görüp Hatuniye Mahallesi’nde yapılan toplantıda Belediye Başkanı Hacı Bekir Sıtkı, Rafet Hoca, Hüda-i Tahsin, Çuhadar Hacı Mehmet, Evkaf Memuru Evliya, Dayızade Hacı Mehmet Hoca, Dedeoğlu Mehmet, Şişmanoğlu Arif, Kocabaş Hacı Naci, Nafia Mühendisi Abdülatif, Arslan katıldı. Heyet-i Merkezi’ye üyeleri arasında yapılan görev dağılımında Arslan Bey Birinci Reisliğe, Rafet Hoca İkinci Reisliğe, Hacı Nuri Bey Veznedarlığa, Tapu Memuru Faik kâtipliğe (sekreter) ayrılarak çalışmalara başlandı.

Veli Efendioğlu Ziya, Kâtip Hayri Yenicekala’ya, Abidin Hacı Yüzbaşıoğlu, Nahiye Müdürü Nuri Okveli, Zülkadiroğlu Süleyman Maraş’ın doğu köylerini örgütlemek için görevlendirildi.

Bu sırada Kozan’da bulunan Fransız Subayı Mösyö Tayyar da Pınarbaşı’na giderek Fransızların Sivas’a doğru hareketlerini sağlamaya çalışıyordu.

Esaretten dönen subaylar da derhal teşkilata katılıyordu. Ali Rıza Pişkin, Tevfik Karaküçük Pazarcık’a, Muhacir Abdullah ve Mustafa Çavuş da Türkoğlu’na gönderildiler.

3 Aralık 1919 tarihinde Osmaniye’den gelen misafirler Maraş’tan ayrıldı. Mutasarrıf Atabey de milletvekili seçildiği için Tahrirat (Resmi Mektupları Yazan) Müdürü Cevdet Bey’i vekil bırakıp Maraş’a veda etti. Fransızlar bayrak olayındaki başarısızlıklarını onur meselesi yaparak Mösyö Andriya’nın geri dönmesinden sonra Maraş’ a çok kuvvet mühimmat ve malzeme getirmeye başladılar. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti de çalışmalarını artırdı. Yolları kesmeye karar verdi, gelecek kuvvetlerle savaşı kabul etme gerekliliğini düşündü.

5 Aralık 1919 tarihinde Dayızade Hacı Mehmet Hoca’nın Belediye’de toplanan halka öğüt vermesi uygun bulundu. Ermeni, Yahudi ve Türk olarak ayrımsız toplanan bütün halka hoca vatandaş, kardeş olarak yaşadığımız ve yaşamak zorunda olduğumuza o mübarek hoca inandırmak amacıyla öğüt vermişti.

Toplananlar hocaya teşekkür ederek ayrılmışlarsa da yirmi dört saat sonra Taşnak Komitesi Reisi Misak, Hocaya bir tehdit (gözdağı) mektubu gönderdi. Mektupta : “Vakt ile Ermeniler tehcir (zorunlu göç) edilirken engel olmak için söz söylemeye lüzum görmediniz, şimdi saf duran bazı kimseleri iğfale (aldatmaya) çalışıyorsunuz. Bu fikrinizden vazgeçiniz. İhtiyarlığınıza, ilminize hürmeten sizi bu sefer bırakıyoruz. Kendinize geliniz yoksa hayatınız tehlikededir.” Diyordu.

Fransızlar Ceceli Köyü’nü tamamen, Eloğlu (Türkoğlu)’nu da kısmen yaktılar. Heyet gönderilip zarar-ziyan tespit edildi ve protesto yapıldı. (21 Aralık 1919 – 6 Ocak 1920 tarihli protestolar Mösyö Andriya’nın kitabından alınacaktır.)

İslahiye’den büyük kuvvet geldiği haberi verildi. Zafer Bayazıd, Muharrem Bayazıd ve Maraş’tan Rüstem Çavuş gönderildi. Bababurnu’nda 8-9 Ocak 1920 harp yapıldı. Düşman yedi ölü yirmi bir yaralı verdi. Bu harpte Fransızlar bozgun hale geldiklerinden Fransız kumandanı Mutasarrıfa müracaat (başvurma ) ederek muntazam (düzenli) Kuva-yi Milliye Kuvvetlerinin İslahiye’den gelen kuvvetlerini muhasara (kuşatma) ettiklerini imha (yok etme) etmeden önce kurtarılmalarını rica eyledi. Mutasarrıf bir heyet göndererek Kuvayı Milliyeyi geriye aldı. Bu zafer üzerine halkın maneviyatı yükseldi.

Kılıç Ali Elbistan’ a gelmiş Pazarcık’a hareket edeceği bildirilmişti. Kozan’daki Fransız Subayı Norman birliklerinin Sivas’a kadar salim (emin) bir yol olan Göksun ve Pınarbaşı üzerinden gitmek üzere tertibat (düzen) aldığı ve Osmaniye Gravnörü’nün Göksun ve Süleymanlı ileri gelenlerine yardım için yazdığı telgrafı Süleymanlı Topal İbrahim alınca Elbistan’a gidip mıntıka komutanına vermişti. DEVAMI YARIN…

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.