Beynimde çınlıyor bu soru ve kafam sualler diyarının Don Kişot’u…

Üzülsem mi yoksa sevinsem mi açmazlar ve ikilemler diyarında düşüyorum boyuna ancak bu düşüş ne harikalar diyarına açılacak ne de şapkadan bir tavşan çıkacak!

Ben özgür müyüm?

Evet, bir çiçeği kokluyorum, bir ağaca dokunuyorum, güneşe gülümsüyorum, yıldızlara bakıyorum… Ancak ben özgür müyüm bilmiyorum…

Düşünceler beynimde prangalar içinde tutsak ve hür iradem bedenim içinde müebbet yatıyor.

Evet, yürüyorum kaldırım taşlarına basa basa, bazen kırık bir parkeye denk geliyor adımlarım, bazen bir çizginin üstünden atlıyor ayaklarım.

Fikirlerim neden beynimde kaynıyor da kazan gibi, dilimden taşmıyor uzaklara, bulduklarım kor alev gibi yakıyor da hücrelerimi neden ısıtamıyorum başkalarını.

Ben özgür müyüm?

Bedenim özgür dünyanın bağımsız sokaklarında mı geziyor yoksa beynimdeki mahpusları kodeslere mi taşıyor bilmiyorum!

Hür evrenin zincirsiz insanları mıyız biz, yoksa karanlığın sahte aydınlığında avunan kuklalar mıyız?

Ben özgür müyüm?

Bana benim özgür olduğumu söyleyecek var mı bir yerlerde?

Ya da özgür diyenler nasıl tanımlıyorlar bu kavramı?

Özgürlük nedir?

Özgürlük bir çiçeğe dokunmak mı? Yıldızlara bakmak mı? Başıboş kaldırımlarda gezmek, istediğin anda kendini dışarı atmak mı?

Özgürlüğün tanımını kim yaptı? Ya da yeniden kim tanım getirecek bu kavrama?

Ben özgür müyüm?

Konuşmak istiyorum örneğin, fikirlerim savrulsun diyorum kulaktan kulağa. Kimse bana set vurmasın istiyorum sırf konuştum diye. Ve kimse ötekileştirmesin beni, bir mahalle kabadayısının bölgesinde nara attığı gibi kesmesin yolumu görünmez tehditler.

Belki manava gidip istediğim meyveyi seçebiliyorum, belki markette istediğim sakızı alıp, istediğim makarnayı koyuyorum alış veriş sepetine. Belki geçerken bir de kitap alıyorum kitapçıdan. Özgürlük bunlarda mı?

Yoksa özgürlük aldıklarım hakkında hür ve korkusuzca konuşabilmekte mi?

Kim mahkum etti beni, suskunlar boyutuna.

Ben özgür müyüm yani şimdi caddelerde koşuyorum diye.

Ben özgür müyüm yani şimdi elimi sıcağa ya da soğuğa uzatıyorum diye.

Ben özgürsem şayet içimdeki hapisleri kim mahkum etti?

Ben özgürsem şayet ruhumdaki tutsaklık kimin eseri?

Ben özgürsem şayet dilimdeki prangayı kim vurdu?

Ben özgürsem şayet beynimde sualler neden cevapsız kaldı?

Elini sağında solunda sallayarak gezen bedenler, gözü fıldır fıldır dönen kafalar size soruyorum; biz özgür müyüz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.