Bir arkadaşımla birlikte Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kurslara yine yeniden başvuru yaptık ve Türk Düşünce Tarihi Atölyesine katıldık. (Sanıyorum ilk başvuru yaptığımız buydu çünkü daha sonra Orhan Doğan hocanın aynı zamanda bir diğer kursa daha katıldığını öğrendiğimizde aynı gün ona da katılıp katılamayacağımızı sorduk ve görevli arkadaşa durumu ileterek diğer kursa Osmanlı Modernleşmesi’ne de orada kaydımızı yaptırdık.)

Bundan sonra ise arkadaş ile düzenli olarak kurslara devam ettik, imzalarımızı güzel güzel atıverdik. Bu konuda hocamız da dahil kursa devamlı olan arkadaşlar bilirler ki biz iki kişi görevimizi aksatmadan yerine getirdik.

Ancak dönem bitip devir belge verme dönemine geldiğinde işler biraz karıştı. Kokteyl mokteyl yapıldı ancak biz gidemedik, işler güçler dolayısıyla hatta oradan alacağımız belgenin çok da önemli olmadığını bildiğimiz için peşine düşmek istemedik. Ancak sonra arkadaşla dedik ki madem katıldık, bir anı olarak saklayalım diye belgelerimizin peşine düştük.

Önce bir bey efendiyle görüştüm ben, durumu anlattım kendileri tören gününde almadıysak belgelerin belediyeye gittiğini oradan sonra da bir daha alamayacağımızı ifade etti. Ben de nasıl yani, belgeleri imha mı ediyorlar dedikten sonra, bir arkadaşın ismini verdi onunla görüşmemi söyledi.

Bende bu arkadaşı aradım sağ olsun kendisi, belgelerin Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzesinde olduğunu, oraya gidip alabileceğimizi söyledi. Neyse gittik arkadaş ile, ancak belgeler orada birinin odasındaymış ve o da çıktığı için oda kilitliymiş yani belgelerimizi alamadan geri döndük, bunlar geçen hafta oldu.

Bu hafta yani bu gün arkadaş alalım artık şu belgeleri dedi ve yine gittik. Danışmaya uğradık orada arkadaşla beraber aradık taradık, sadece iki tane belge bulduk. Biri benim adıma düzenlenmiş, Osmanlı Modernleşmesi Atölyesi Başarı Belgesi, diğeri arkadaşın adına düzenlenmiş Türk Düşünce Tarihi Atölyesi Başarı Belgesi. Yani ikimiz aynı anda aynı kurslara katılıyoruz, ancak ikimize farklı kurslardan belge veriliyor.

Biz diğer belgemizi sorduk, baktık, aradık, taradık bulamadık. Görevli arkadaş belki karışmıştır diye diğer kursların belgelerini de kontrol etti yok. İşte olay bundan sonra başladı. Bende aşağıda fotoğraflarını attığım şekilde whatsapp grubunda durumu izah ettim. Görevli arkadaş da kendilerince mazeretlerini söyledi ki; o da şu imiş, kursa katılsak bile eğer imza atmamış isek belge düzenlenemeyebiliyormuş. Ama biz iki arkadaş bütün programlara katıldık, imzalarımızı attık. Nasıl oldu da onun bir atölyede eksik imzası çıktı, benim diğer atölyede eksik imzam çıktı. Biz aynı anda aynı kurslara yan yana katıldık. Ya o benden önce imza attı, ya ben ondan önce imza attım. Nasıl olur bu durum?

Efendim, neyse elimize aldık birer belgemizi geldik evimize, bir süre sonra biri beni aradı, ismini hatırlamıyorum söyledi, ancak belediyeden yetkili kişiler isterse numarasını onlara veririm, ve olay anlattığım gibi ise benim ve arkadaşım adına belge düzenleyeceklerini belirterek, TC numaramızı ve isim soy ismimizi istedi. Tamam dedim, sonra bir şekilde konu gelişti ve bir karışıklık olduğunu izah etmek isterken bey efendi vaktinin olmadığını söyledi, tamam dedim bu esnada bu şahıs yazdıklarımı tasvip etmediğini, bir grupta böyle yazmak falan diyordu ki benim sigortalar atmış bende, ondan sonra hiç dinlemeden şimdi sen beni mi yargılıyorsun, konuşmalarımda ne var ki diyerek, belgelerini de istemediğimi söyleyip telefonu kapattım.

Bey efendi, benim konuşmalarıma ayar vermek, üslubumu düzeltmek senin ya da bir başkasının haddine değildir. Eğer ben orada birine hakaret etmiş isem, küfür etmiş isem, yalan söylemiş isem, iftira atmış ise söyleyin özür dileyeyim ve sizde beni mahkemeye verin adalet bana cezamı size de mükafatınızı versin. Ancak tepeden bir tavırla, ukalaca, vaktim yok deyip başından atar gibi edayla ardından da üslubunuz falan demeniz artık benim kendi nefsi müdafaama girer ve bu hakkı siz dahil hiç kimseye vermem.

Eğer siz işinizi, görevinizi tam olarak yapamamışsanız bunda benim ne kabahatim var? benim orada haddimi aşan üslubum neymiş?

Ne yapabilirim, iki defa gittim bir belge almak için, ikisinde de elim boş döndüm.

Bunu bana izah edin, nasıl oluyor bu durum, arkasından görevini yapmış sorumluluk sahibi bir kişi olarak bana edep, haya, üslup, erdem öğretmeye kalkışın.

Ayrıca ya hu biz bulamamış olabiliriz, arkadaşlarla aradık ama gözden kaçmış olabilir. Bir bakın sonra dönün, hemen dönüp bana haddimi bildirmek, al sertifikanı başına çal dercesine basıyoruz demek nasıl bir düşünce?

Eğer ben orada haddimi aşmış, insanları rencide etmiş, hakaret etmişsem özür diliyorum. Yok eğer insanlar görevini suiistimal etmişse, bu da ilgili şahısların sorumluluğudur orasını bilemem.

(Telefonda konuştuğum kişi ile whatsappta konuştuğum kişi aynı değildir, lütfen karışıklık olmasın. Konumuz telefondaki gizemli ve atarlı kişi.)

(Bu yazıyı beyefendinin üslubundan dolayı kaleme aldım, zira üstünde düşüneceğim bir konu dahi değildir, ancak üslup dersi vermeye kalkanlar önce üslup bilmelidir)

Bir not: ilk fotoda grubun üyeleri mesaj yazabilirken sonrakilerde bu durum kapatılmış acaba neden?

Sonradan not: Lütfen birilerinin binbir emekle, meşakkatle, çabayla yaptığı çalışmaları, gayretleri bu şekilde yerle bir etmeyin. İnsanlar bu hizmetler için her şeyi yapmaya çalışıyor, kendi egolarınıza, ukalalığınıza yem etmeyin bunları. 

Söz konusu konuşma ve üslubumun kötülüğünün dile getirildiği sözler: 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan Bayramoğlu. 4 hafta önce

Bu ülkede ...
Adalet
Liyakat
Ahlak
Kalmadı inşAllah yüce Rabbim düzeldipimizi de görmeyi nasip eder.
Saygılar selamlar...

Avatar
Adil Durmaz 4 hafta önce

Ah bu belge krizleri ah