Kahin ya da müneccim değilim, ama biliyorum. Neden mi? Çünkü içinde yetiştiğim toplumu, bu toplumun fertlerini tanıyorum.

Neyi mi biliyorum? Bu yazıyı hiçbir başkan ya da müdür okumayacak, okutmayacaklar. Kazara bir ikisi denk gelir de şayet okursa o da umursamayacak. Aslında benim de umurumda değil ama neyse yazayım.

Değerli başkanlar, muhterem müdürler!

Öncelikle işlerinizde başarılar diler, çalışmalarınızda muvaffakiyetler temenni ederim. Diler ve ederim sadece ötesine ne giderim, ne de bir şey yapabilirim. 

Buralarda havalar mevsim normalleriyle kapışıyor, fena sayılmaz yani. Mevsimi ve mevsim şartlarını bilen atmosfer olayları zamanın gereğine göre hareket ediyor. Ama bilmeyen bir takım hava hareketleri normalin dışında şartlarla sınırları zorluyor.

Sizin oralarda nasıl demeyeceğim, gönderilen haberlerden anlıyorum ki, sizin normaller tamamen zıvanadan çıkmış, siz ne yaptığınızı bilmediğiniz gibi, ne yaptığınızı anlatmayı da bilmiyorsunuz. Çünkü gelen metinlerden anladığım bu, valla hiç alınmayın, gücenmeyin. Haber diye gelen ‘şeyler’ var ya tam bir fiyasko, rezalet.

Başta dedim hani, okutmazlar ya da okusalar bile umursamazlar diye. Öyle tahmin ediyorum ki okumuyorsunuz, okusanız bu metni biz mi gönderdik, onlar mı yazmış diye bir sorma zahmetinde bulunurdunuz. O metinleri sizin yazdığınızı ve yayınlayanların da kılına zarar, haline ziyan gelmesin diye aynısının tıpkısını hiç incitmeden koyduğunu anlardınız.

Hani şu sizin umursamadığınız gazeteciler var ya, haberiniz olsun zeki insanlar ve sizi hiç umursamıyorlar. Ne koyduysan elime onu sıvarım yüzüne diyorlar. Umursamamaya devam edin siz. Az önce söyledim hani gönderilen metinler her neyse onları olduğu gibi yayınlıyorlar diye, ondan bahsediyorum, başka bir şey anlamayın.

İşte gönderilen ucubeler haber adı altında gazetelerde, sitelerde sütun sütun yer alıyor. Komedi yani, valla komedi. Bazıları kurumlar arası resmi yazışmalar gibi çıkıyor. Bazıları absürt komedi replikleri gibi oluyor. Bazıları ne dediğini bilmeyen ve bildirmeyen delilerin zırvalıkları gibi duruyor. Bazı cümleler ya ilk cümleyle ya son cümleyle savaş halinde. Metni yazan kişi bir şey anlamamış ki anlatsın. Yazarken anlaşılmayan bir cümleyi okuyucu anlar mı sizce?

Velhasıl, başkanlar ve müdürler, yaptığınız hizmetleri anlatmaya gelince bildiğiniz rezalet. Siz istediğiniz kadar çalışın, hizmet edin. Bunlar insanlara doğru bir şekilde anlatılmıyorsa yaptığınız işlerin değeri yok oluyor. Çalışmamış gibi oluyorsunuz.

Senin tavsiyen nedir diye soracak olursanız, ya işini bilen insanlara görevi verin ya da yaptığınız işleri detaylı bir şekilde gönderin. Gazeteci olan adam yazar haberini ve paşa paşa yayınlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.