Halk arasında fazla ''egoist bir insan'' olarak tanımladığımız egoist kavramı egosunu, yani benlik kavramını içinde fazla abartmış insanlar için kullanılır.''Ben ve ötekiler''deki beni fazla ortaya koymak şartıyla ötekileri yok sayacak kadar görmezden gelmek bir ego abartmasıdır. Gerekli bir yapı olan egonun bu hale gelmesinde hiç şüphesiz bebeğin gelişiminde anne-baba tutumu çok önemli rol oynar.
Ego gelişimi, çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynin, özellikle annenin kişiliğinin etkileşimi sonucudur. Yani ego dediğimiz şey bebeğin gelişim evresinde ebeveyn ya da ebeveyn rolünü üstlenmiş kişilerle etkileşiminin sonucudur. Kısacası ego bir sonuçtur. Ortaya çıkan sonuçtan ebeveyn tutumlarını özellikle anne tutumunu eleştirebiliriz. Herhangi bir sınır aşımında ortaya kötü sonuçlar çıkacaktır. ''Aşırı mükemmel anne'' veya ''kötü anne'' yerine ''yeterince iyi anne'' en sağlıklı olanıdır. Çocuğun omnipotent kişiliğinin ufakta olsa zedelenmesi şarttır.
Omnipotent; bebekte bulunan ''her şeyi ben yarattım, tek ben varım'' düşüncesini oluşturan kişilik yapısının adıdır. Eğer ebeveynin tutumu omnipotent kişiliğin hafif zedelenmesi yönünde tutum sergilemezse çocuk ileride narsist bir kişilik geliştirebilir. Burada zedelemekten kastım, çocuğu azarlamak, vurmak, hor görmek değil. Çocuk 2-3 yaş aralığında ego gelişimini tamamlarken omnipotent, yapısı gereği her şeye sahip olmak isteyecektir. Anne-baba zaman zaman çocuğun isteklerine karşı direnç gösterdiğinde çocuk ağlayarak elde etmek isteyecektir.
Burada anne-babanın tutumu çok önemlidir. Çocuk sırf ağlıyor diye istediğini elde edebileceğini öğrenirse, burada edimsel koşullama yaşar. Ve hayatı boyunca bu şekilde ağlayarak sızlayarak ya da dönem dönem bu tepkileri değiştirmek suretiyle istediklerini elde etmeye çalışacaktır. Bu da kişilikte sınır aşımına yol açacaktır. Çocukta bu şekilde bir zedelenme yaşanmaması için anne-babanın tutarlı bir tutum sergilemesi şarttır. Başta yapılmayacağına karar verilen bir şey daha sonrasında sırf çocuk ağlıyor diye yapılmamalı. Veya anne ve baba kararları ortak vermelidir. Çocuğun zihninde anne ve babaya dair en ufak bir tutarsızlık belirmemelidir.




