CHP Dulkadiroğlu’nda Skandal!

Kahramanmaraş ile Çin’in Yiwu şehri arasında imzalanan protokol sonrası Doğu Türkistan’da yaşananları anlatmak için kentte geldiklerini belirten Mükerrem Kurban, bu kapsamda CHP Dulkadiroğlu İlçe Teşkilatını ziyaret etti.

Kanada’dan gelen ve Kahramanmaraş’ın gelini olduğunu söyleyen Mükerrem Kurban ile İparhan Uygur’un konuşması sırasında ve sonrasında İlçe Başkanı Ejder İşlek ve bazı partililerden sert eleştiriler geldi.

Ancak, programa katılan birçok partili ise Kurban ve Uygur’a destek vererek, kendilerine yapılanların doğru olmadığını söyledi. Ayrıca, ilçe başkanı ve tepki gösterenlere ev sahipliğine yakışmayacak davranışları nedeniyle karşı çıktıklarını ifade etti.

Ziyarette Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nden mezun olan İparhan Uygur ve Uygurlar İçin Seferberlik Hareketi Teşkilatı Kanada Temsilcisi Mükerrem Kurban konuşma yaptı. İparhan Uygur, Doğur Türkistan’da yaşananları yaklaşık 25 dakika anlattı.

CHP Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Ejder İşlek, İparhan Uygur’un konuşmasından sonra şunları söyledi: “Şimdi İkbal (İparhan Uygur isminin daha kolay telaffuzu için İkbal olarak tanıttı kendisini) hanım çok duygusal bir konuşma yaptı, çok teşekkür ediyorum. Sanki geçmişe bir gönderme yaptı, eskiden biliyorsunuz Türki hükümdarları Çinlilerin ipeğine, altınına, gümüşüne ve güzel kızlarına yönlendirilir ve hükümdarlar elde edilirdi. Sanıyorum bu gelenek hala devam mı ediyor yoksa? (İkbal cevap veriyor: Yani görüyoruz, maalesef)

Burada Mükerrem Kurban konuştu.

Yeniden İlçe Başkanı İşlek konuşmaya başladı: “Teşekkür ediyorum. Korkarım bu durum bizi Belediye Başkanımız Hayrettin Beyle düşman yapacak. Adam daha 5 gün önce Yiwu kentiyle kardeş şehir belediye ilan ettiler. Karşılıklı tabi kuşkusuz gelecek, gidecek, bir birlerine yardımlar edecek, kültürel maddi manevi değişimler yapılacak. Böyle bir durum da var. Fakat şunu söyleyeyim 10 milyondan bahsettiniz hanım efendi 10 milyon çok büyük bir rakam (burada Kurban devreye giriyor 70 senede diyor) çünkü oranın nüfusu 25 milyon. Çoğunluğu Türk zaten, diğer azınlıklar da var, bu biraz rakam abartılı geldi bana. Değerli arkadaşlarım, arkadaşlarımızın ziyareti bizleri son derece memnun etti. Ancak şu bilgileri vermek durumundayım. Biliyorsunuz Amerika dünyaya 100 yıldır zulmediyor, Kamboçya’da, Afganistan’da, Tunus’ta, Fas’ta bu bölgede Müslüman ülkelere kan kusturuyor.

Şimdi geldiğimiz aşamada Amerikan’ın karşısında büyük bir güç ortaya çıktı, Çin, Çin Halk Cumhuriyeti. Bizim şu anda en büyük ticaret ortağı Çin’dir. En çok ithalat yaptığımız ülkeler arasında ve başta gelmektedir. Ve Çin İpek Yolunu yeniden canlandırma konusunda kararlıdır, bir kuşak projesiyle Çin’den başlayıp Avrupa’ya uzanan ve o bölgeyi canlandırma, ekonomik, sosyal, kültürel olarak, planlar yapmaktadır ve Türkiye’de buna destek oluyor. Dikkat ederseniz son zamanlarda hükümetimiz ve Tayyip Erdoğan Çin’le ilişkileri geliştirme aşamasında ve rotasına girmiş bulunmaktadır. Ve bu umut vericidir.

Yükselen değer olarak kabul ettiği Çin’i yok etmek için Amerikan’ın Uygurları kışkırttığını iddia eden İşlek şöyle konuştu: “Yükselen değeri yok etmek isteyen Amerika Çin’de ne yapacaktır, Çin’de de Uygurları kışkırtacaktır. Bakın oraya 50 yıldır yatırım yapıyor. Orada da bizdeki gibi dinciliği iktidara getirmeye çalışıyor. Bugün gördünüz dincilik Türkiye’de iktidar oldu, Türkiye ne hale geldi. (burada Uygur araya giriyor ve: bunu kesmek zorundayım yanlış bilgi veriyorsunuz, kışkırtmalarına asla gerek yok) ben konuşayım siz düzeltin, siz düzeltin. Bu aşamada orada dinciliği körükledi ve işin içinden çıkılmaz oldu. Ve şu bilgiyi de vereyim, bugün Uygur bölgesinde cami sayısı bizden daha fazladır, açın internete bakın. (Uygur: Hayır, yanlış) İmam sayısı, hanımefendi bir dakika, cami sayısı bizden fazladır. Türk dilini kullanıyorlar, Türkçe eğitim yapıyorlar, evet Çince mecburi, Çince mecburidir. Çünkü eyalet, özerk bir bölgedir. Hatta bugün Uygurlar sürgünde hükümet kurmuşlardır, merkezi Amerika’dır.

Şimdi arkadaşlar duygusal davranıyorlar, keşke inansak bizde onlarla mücadele etsek. Bakın nerede Türk zulüm görüyor karşısındayız, nerede Türk ızdırap görüyor karşısındayız. Arkadaşlarımızı bağrımıza basıyor ve dinliyoruz, elbette gerçekler varsa onları sahiplenecek ve mücadele edeceğiz.”

Bir partili konuşuyor: Başkanım, ben Uygur Türklerinin, youtube kanallarında ve sosyal medyada birçok izlenim gördüm. Onlarda diyor ki biz bunu bunu yaşıyoruz, siz bunun için ne yapabilirsiniz?

İparhan Uygur konuşmaya başlıyor: “Ben deminden beri her şeyi anlattım hiç yalanı eksiği olmadan anlattım. Buna benzer Sayın Başkanım sizden de duyuyorum ve buna çok üzüldüm. Dolayısıyla orada benim duyduklarımı sizinle paylaşıyorum. (Daha önce ziyaret ettikleri bir dernekte geçen konuşmaları kastediyor) bana siz abartıyorsunuz, siz Amerika’nın oyununa geliyorsunuz, Çin’in zulmünü hak ediyorsunuz dendi bana. Ben orada ağlayarak kalkmak zorunda kaldım. Burada da ağlayarak kalkmak zorunda kalmak istemiyorum. Benim anlattıklarım Allah da şahit ki gerçektir. Amerika bizi asla kışkırtamaz, zaten onların kışkırtmasına gerek yok. Biz dünyadan kopuğuz, kopuk, internet yok orada, dünyayla irtibat kuramıyoruz. Amerika gelip bize hiçbir şey yaptıramaz, hiçbir şey de söylemedi bize. Benim ne işim var, mezun oldum, ülkeme dönemiyorum.”

Burada bir kişi devreye giriyor: Bu kafayla seni kabul etmiyorlar demek ki. 

Bir başka partili söze karışıyor: Arkadaşlar ayıp ya, misafirimiz. Biz bunları yargılamak için çağırmadık. Başkanım arkadaşları buraya getirip, sorgulamak, yargılamak için mi çağırdık?

Burada salondaki herkes tartışmaya başlıyor.

Söz hakkı isteyen bir başka partili konuşuyor: Ben bu arkadaşların yaşadıklarına inanıyorum. Çünkü sosyal medyadan görüyorum. Aynı şekilde Anzak Türklerinin de bu şekilde yaşadığını takip ediyorum. Bunlar bizden bir şey istemiyorlar. Ne ülkemize hakaret ettiler, ne topraklarımıza, ne bayrağımıza, ne de Atatürk’ümüze. Biz bunları yaşıyoruz ama dış dünyaya kendimizi tanıtamıyoruz. Biz buraya sadece kendimizi ifade etmeye geldik. Biz de çirkin cevaplar veriyoruz. Bunlar olacak iş değil.

Bir başka partili konuşmaya başlıyor: Dışarıdan biri baktığı zaman bu sıkıntıları yaşayan topluluğa ben size inanmıyorum, alaycı bir şekilde konuşsa, siz hiçbir şey yaşamadınız dese bu olacak bir şey mi? İnanmıyorsak bile en azından dinleyelim, biz burada misafir etmişiz, inanmıyoruz diye patır patır yüzüne de vurmak zorunda değiliz.

İlçe başkanı konuşuyor: Arkadaşlar konuştular, sözlerini bitirdiler teşekkür ettik. Her şeyi söylediler ama bizde kendi düşüncemizi açıkladık.

Bir partili araya giriyor: Başkanım birde etik olan şeyler var

İlçe başkanı devam ediyor: hayır hayır, çok ciddi şeyler söylüyor, hanım efendi diyor ki, 10 milyon Uygur öldürüldü. Hepsi 25 milyon zaten.

Mükerrem Kurban: 70 yıldır diyoruz, 70 yıldır.

İparhan Uygur: 10 milyon değil, 20 milyonun üzerinde bu resmi rakamdır, bunu araştırabilirsiniz.

İlçe Başkanı Ejder İşlek: Bakın arkadaşlar toplama kampları Çin’de yok, zulüm haneler yok, yok, yok. Bakın şurada yazdıklarınızın çoğu abartı. Siz bir konuşma yaptınız bizde dinledik, bizde bazı gerçekleri söylüyoruz.

İşlek bir partilinin konuşmasının ardından yeniden devam ediyor: Hüseyin bey doğru söyledi, biz ne dedik eğer zulüm varsa karşısındayız. Bu çok önemli fakat arkadaşlar bir bildiri yazmışlar, ben bildiriyi okudum. Ama bildiriyi onaylamam hiç mümkün değil. Arkadaşlar sizin ziyaretti yaptınız, bizde sizi dinledik, tamam bundan ibaret.

İşkence var mı Çin’de, soykırım yok arkadaşım.”

Konuşmada geçen ve Mükerrem Kurban tarafından hazırlanan bildiri şu şekilde:

“Esir iken Kırım, Kerkük, Türkistan

Bana mezar olur! Maraş Elbistan

Sütçü İmam, Dede Korkut, Alparslan

Susarsam hakkını helal etmesin!

Kahramanmaraş’ın yiğit, kahraman halkına esir yurttan Doğu Türkistan’dan selam olsun.

Çok değerli Kahramanmaraşlılar, saygıdeğer basın mensupları

Yüzyıllardan bu yana Türk’ün anavatanı olan Doğu Türkistan’dan Türk’ün ilini, dilini ve töresini yaşatmak için biz Uygur Türkleri Çin’in her türlü zulmüne,  işkencesine ve soykırım politikalarına göğüs gerdik. Bizler Doğu Türkistanlılar canımızdan, balalarımızdan koparılarak işkence kamplarına sürgün edildik yılmadık.

Çünkü bizler Kürşat’ın torunlarıydık!

Çünkü bizler Gökbayrak sevdalısıydık!

Biz Uygur Türklerinin güvendiği,  sırtını dayadığı bir hamileri vardı bu da Türkiye Cumhuriyeti’ydi. Biz mücadele azmimizi Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten alıyoruz. Onun emperyalist ülkelere karşı verdiği özgürlük mücadelesi ışığımız oluyordu.

Yılmadan, yıkılmadan tek Gök Bayrak son ocakta dalgalanana kadar mücadelemiz devam edecektir.

Değerli basın mensupları Saygıdeğer hemşehrilerim,

hemşehrilerim diyorum çünkü ben bir Kahramanmaraş geliniyim, çünkü ben bir Sütçü İmam’ın torunu ile evliyim.

Bizler Doğu Türkistanlılar olarak Kahramanmaraş’ı yurtları için 1919’da nasıl bir mücadele verdiğini, yurtlarını nasıl savunduklarını biliyoruz ve Kahramanmaraş’ın bu şanlı mücadelesi bizlere enerji veriyor.

Uygurlar İçin Seferberlik Hareketi Derneği üyeleri olarak dünyayı geziyoruz. Uygur Türklerine yapılan zulmü anlatıyoruz.

Kahramanmaraş’ımızda cereyan eden son gelişme Çin’in bir ili olan Yuwi şehri ile Sütçü İmam’ın memleketi Kahramanmaraş’ın kardeş şehir ilan edilmesi biz Uygurları çok üzmüştür.

Soruyorum Sütçü İmam’ın torunlarına?

Bu protokolü imzalayanlar bizlerin Çin hükümeti tarafından soykırıma tabi tutulduğumuzdan haberi var mı?

Genç kızlarımızın saçlarından sürükleyerek Çinli ailelere peşkeş çekildiklerini biliyorlar mı?

Her Çinli aileye bir Uygur kızı verilerek bizleri Çinlileştirmek istediklerinden haberdarlar mı?

Bizler katlediliyoruz!

Bizler linç ediliyoruz!

Bizler öldürülüyoruz!

Bizlere kulak vermek zorundasınız!

Sütçü İmam türbesine giderek bu kardeşlik protokolünü imzalayanları şikayet edeceğiz. Bize bu fırsatı veren Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne Uygur Türkleri olarak teşekkür ederiz.

Siz Kahramanmaraşlı hemşehrilerime teşekkür ederiz.

Mükerrrem Kurban

Uygurlar İçin Seferberlik Hareketi Teşkilatı Kanada Temsilcisi” (MEHMET SERHAT TOPALCA)

Program sonrası Doğu Türkistanlılara tartışma anında da destek verenlerin çekildiği kardeşlik fotoğrafı: 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.