Evvel zaman içinde kalbur saman içinde olmayan devrin 2019 yılından sonraki dönemden itibaren ilk kez aynı ortamda konuşma fırsatı, imkanı bulduk.
Konu Valilik ve artık anılarımızda yaşayan sarı binanın olduğu bölgeye yapılacak projeydi. Başkan bey, proje hakkında bilgi verdi, yapılacak binalar, yeşil alandan bahsetti. Her ne kadar kendisi bölgedeki yeşil alan için ayrılan kısmın mevcut alandan daha büyük olduğunu söylese de kentin merkezinde yapılan bir proje için bu yer yetersiz görünüyor. Eğer buraya çeşitli donatıların yer aldığı ve bir anlamda sosyal yaşam alanı düşünüyorsanız şehrin tam ortasına daha büyük bir yeşil alan son derece iyi yakışırdı ve insanlara doyumsuz nefes aldırırdı.
Her ne kadar kendileri yeşil alanın yeterli olduğunu ifade etseler de ben ikna olmadım, daha büyük olmalı, insanların çimenlerin üstünde, ağaçların altında oturup dinleneceği, sohbet edeceği alan şehrin bu bölgesinde daha geniş olmalı. Gezen, alış veriş yapan, onca işin içinde yorulan insanlar için burası son derece önemlidir. Yani şu anda valilik bahçesinde bulunan yeşil alana 10-20 metre kare veya biraz daha fazla ekleme yapılması yeterli olduğu anlamına gelmez. İnsanlara yeşil yaşam alanları oluşturulmalı, betonların arasında buna çok ihtiyaç var. Yeterli denen yeşil alan konusuna ikna olmadım, yeterli değil. Çünkü Şelale Parkın yaz mevsiminde tıklım tıklım olduğu günleri düşünün ve burayla kıyaslayın. Doymuyorum efenim, yeşile, ağaca doymuyorum, bu alana yapılacak yeşil alanın, park alanının daha büyük olması gerektiğini düşünüyorum, o kadar betona ne gerek var?
Ha bu arada yapılan binalar arasında ağaçların da olduğunu söyledi Başkan ama bunu yeşil alan olarak mı düşünelim, yeşillendirilmiş betonların arası olarak mı?
Diğer konu, valilik binasının taşınması… Başkan bey, binanın yıkılan özel idarenin yerine düşünüldüğünü ancak, valilik binasının daha büyük alana ihtiyacı olacağı için burasının yetersiz gelmesi sebebiyle daha büyük, daha geniş olan kültür parka taşınacağını ifade etti.
Pardon, neden az olsun efenim, valilik binasının şu anda sahip olduğu alan kadar verin binaya yerini istediğiniz yere koyun. Buradan şunu mu anlamamız lazım, biz valilik binasını sadece özel idare binasının bulunduğu alana düşündük ama orası da dar geldi. Gelir tabi sadece o alanı düşünürseniz dar gelir. Zaten alta otopark yapılmayacak mı? Yapılacak, park sorunu çözüldü. Geriye valiliğin bahçesi ve protokol alanı kalıyor. Onu da şu anki bulunduğu alan kadar verirsiniz binaya sorun biter. Ama diyorsanız ki hayır biz o kadarını düşünmüyoruz, ona bir şey diyemem. Sarı binanın yeri elbette ki koca valilik binasına dar gelir. Kaldı ki valiliğin arka tarafında kocaman otopark var, bu alanı yok ettiğiniz zaman ki altta yapılacak otopark bu alanın boşa çıkması anlamına geliyor, kalan yer neden valiliğe dar gelsin. Burası da beni ikna etmedi… Anlamadım, anlayamadım, benim anlayışım kıttır biraz. Daha açık, daha anlaşılır anlatılması lazım bana, yoksa böyle atıp tutuyorum işte!!!
Tabi bu arada gelişen teknoloji, ilerleyen bilim neticesinde her yere inşaat yapılır düşüncesi de beni ikna etmedi efenim. Bu ifade karşısında Gazeteci Kerem Akçakale, Allah’a büyük konuşmayalım Titanic hakkında da böyle düşünüldü ancak sonu belli sözleri gayet net ve açıktı. Gelişen teknoloji ve bilim Titanic gibi bir gemi yapmıştı ve doğal olaylar, tabiatın acımasızlığı karşısında şu anda geminin nerede olduğunu tüm dünya biliyor. Doğal olaylarla yarışamazsınız, tabiat hiç acımaz, şartlarına ve kurallarına göre hareket etmezseniz yapacağınız her çalışma bir Titanic olmaya mahkumdur. Bunu da valilik için düşünülen Kültür Park bölgesinin doğal afetlere karşı ne kadar savunmasız olduğunu belirtmek için söyledim.
Orada bu konu geçtiğinde gazeteci arkadaşımız Zeki Demir, efendim şu anki Necip Fazıl Hastanesinin de 10 şiddetindeki depreme dayanacağı söylenmişti ama geçtiğimiz günlerde yaşanan 4.6 şiddetindeki depremde çatlaklar ve dökülmeler oldu sözü çok güzel bir örnek olmuştu.
Velhasılı kelam, düşünülen proje ve valilik binasının taşınması konusundaki tezler beni ikna etmedi.
Not: Bu yazıyı yazmayacaktım, bu konuya hiç girmeyecektim, bir daha aynı şeyleri söylemenin çenemi, ellerimi yormaktan başka bir işe yaramadığını bildiğim için hiç dile getirmeyecektim ama gördüklerim rahat bırakmıyor. Hazırlanan güzel projeler, güzel hizmetler böyle güdük hale getirilmemeli. Yapılacak çalışma gerçekten güzel ve kente bir farklılık katacak. Lütfen güzel çalışmaları hayırla yad edilecek şekilde geleceğe miras bırakalım. Zira gelecekte bize söylenecek kem sözleri duymasak bile toprak altında bunu hissedeceğiz. Hepimizin hayırla yad edilmesi dilek ve temennisiyle yazdım, umarım bu konu hakkında bir daha yazmam.




