Kültür hakkında kapsayıcı bir tanım yapılmak istenseydi sanırım bu sayfalar sürerdi. Çünkü kültür hakkında uzlaşılmış ortak bir tanım yoktur. Buna karşılık, yapılan birçok farklı tanımın doğruluk payı vardır. Kültürün kapsayıcılığı ve algınma şekline göre değişen kalıbı, onu üzerinde tartışılan, konuşulan ve merak edilen bir konu haline getirmiştir. Tanımlar değişse de kültürün, insanların birbiriyle etkileşimlerinin bir ürünü olduğu ve bu etkileşimi belirlediği görüşü ortak paydayı oluşturmuştur.

Etkileşim, kişiler arası kurulan ve yayılan bir iletişimden meydana gelen genel bir olgudur ve kültürün gelişmesinde büyük bir rol oynar. Öyleyse kişiler arası iletişim kültürel oluşumun yapı taşıdır denilebilir. Etkileşim, kendi içinde başlayan bir döngüyle devam eder ve sonunda yine kendisine döner. Bireylerin iletişiminden meydana gelen etkileşimsel kültür, döngüyü tamamladığında tekrardan bireyleri etkileyecektir.

Her toplumun kendine has kültürel özellikleri vardır. Bu özellikler toplumları birbirinden ayıran, farklılığını ortaya koyan özelliklerdir. Ayrım, hem toplum çapında hem de birey çapında yapılabilir.

Kültürün İnsan Üzerindeki Etkisi

Kültürün insan üzerinde düşünülenden daha fazla etkisi vardır. Davranışa, düşünceye ve duygulara kadar işleyen derin bir etkiye sahiptir kültür. İnsanlar çoğu zaman içinde yaşadıkları kültürün etkisiyle dünyaya bakarlar, düşünürler, konuşurlar ve hissederler. Bu etki yüzde yüz olmasa da, iki farklı kültürün karşı karşıya geldiği durumlarda tavan yapar. Yani birey farklı bir kültürle karşılaştığında kendi kültürünü sahiplenici ve savunucu bir rol üstlenir. Bunun yanı sıra kendi kültüründen üst bir kültüre uzun süre maruz kalındığında kendi içinde bulunduğu kültürü eleştirme yönünde davranış sergileyebilir.

Kültürün çatışmaya yol açması ya da ortak paydada buluşturma işlevi, insanların birbirleriyle iletişime geçmesinden sonra kendini gösterecektir. Yani kültürü etkileyen ve kültürün etkilendiği yegane kaynak iletişimdir. İnsanlar toplu halde hareket ettikleri zaman kendilerini güvende hissederler. Yanlış olan bir şey eğer kültürel olarak kabul görüyorsa insanlar onu gönül rahatlığı ile yaparlar. Kültürel olarak ayıplanan ve yasaklanan davranışlar, tutumlar ve düşüncelerden kaçma ya da toplum önünde yapmak yerine gizli yapmayı tercih etme gibi tutumlar toplumdan dışlanmamak için ortaya konur.

Kültür ve Sosyalleşme

Sosyalleşmenin bir diğer adı '' Kültürleşme''dir. Yani birey yaşadığı kültürün normlarını ne kadar kabullenir ve normlara göre davranırsa sosyal bir varlığa dönüşmüş olur. Bundandır ki kültürel normlara uygun olarak davranmayan kişiler toplumda kabul görmez ve yalnızlaştırılır. İnsanların tepkisel olarak dışlama biçimidir bu aslında. Kültürel bağlamda farklı olan, her zaman tehlike unsuru olarak algılanır. Herkesleşmek ve herkes gibi düşünmek daha güvenlidir ve korku hissi yaşatmaz.

Bireyler, yaşadıkları kültürün normlarına göre sosyal etkileşimde bulunurlar. Ve bunu yaparken farkında bile olmazlar çoğu zaman. Kurulan iletişimin, konuşulan dilin ve konuşma stilinin tarzına varana kadar derin bir etkiye sahip olan kültür yaşamı ve içinde yaşanılan dünyayı anlamlı kılacak şekilde birbirine sıkıca bağlanmış vasıflara sahiptir. Kültür, günlük yaşamın doğal kabul edilen arka planıdır.

Kültürel Farkındalık

Kültür, insanlar arası iletişimin doğal bir sonucudur. Yukarıda da bahsedildiği gibi insanı etkileyen döngüsel bir süreçtir. Birey yaşadığı toplumun normlarının farkında olduğu zaman bu etkileşimden fayda sağlamış olarak çıkacaktır. Sorgulamamak, olduğu gibi kabullenmek ve araştırmamak bireyde ki farkındalığı yok eder. Kendisinin dahi farkında olmayan, sorgulamayan bir bireyin topluma katkıda bulunması söz konusu olamaz. Öte yandan toplum normlarının gerçekliğini yok sayarak kabullenmeyen ve tam aksi yönde hareket eden bireyler de toplumdan dışlanacaklardır. Bu sonuç, bireyleri toplum yararına çalışmak yerine toplum normlarını reddeden, inkarcı, yıkıcı bir tutuma itecektir. Bireyin yaşadığı kültür bağlamında toplum normlarını kabullenerek yola çıkması hem toplumsal açıdan hem de birey bazında en yüksek faydayı sağlayacaktır.

 

KAYNAKÇA

1) Michael A. Hogg, Graham M. Vaughan. Sosyal Psikoloji

2) John W.  Berry, David L. Sam. Kültürlerarası Psikoloji

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.