Modern çağın ve demokrasinin ve insan haklarının ve barışın vazgeçilmezi basın desteklenmez, baskı altına alınmaya çalışılır ve görevini yapamaz hale gelirse, o toplumda ne gelişme ne değişme ne ilerleme görülebilir.

Her devirde otokontrol ve özeleştirinin zor olduğu düşünülürse bunu kamuoyu adına ve toplumun menfaatine yapan basının toplumun gözü, kulağı ve dili olduğu unutulmamalı, bu bağlamda gazetecilerin özgür, bağımsız ve geçim kaygısı olmadan çalışmaları için ortam hazırlanmalıdır.

Basın emekçilerinin ancak geçimlerini sağlayabildikleri kazançları toplumun bütün kesimleri tarafından çok görülmemeli, neredeyse bütün zamanını, enerjisini, emeğini mensubu olduğu topluma hizmete adayan, gerçekten bu cefakar ve fedakar insanların alın teri ve emeği zayi edilmemelidir.

Unutulmamalıdır ki, desteklenmeyen, sahip çıkılmayan basın mutlaka ama mutlaka tekelleşmeye gidecektir, olmazsa birilerine boyun bükecektir, olmazsa yok olacaktır.

Hem destek veriyoruz hem de kaleminin ucunu bize doğrultuyor denmemeli zira emeğinin karşılığını alan, destek gören gazeteler ve gazeteciler, kaleminin ucunu her zaman haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, vurdumduymazlığa, talana, yalana, yolsuzluğa yani toplumun huzurunu bozan her türlü illegal işlere doğrultacaktır.

4. güç olmamasına rağmen, Yasama, Yürütme ve Yargının hemen yanında bir kuvvet olarak kabul edilen BASIN, buradan da anlaşılacağı gibi demokrasinin, Cumhuriyetin, medeniyetin vazgeçilmez en temel unsurlarından biridir, belki de ilk sırada gelenidir.

Bu perspektiften baktığımız zaman Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ulusun en zor günlerinde Anadolu Ajansını boşuna kurmamıştır. Düşünün Milli Mücadeleyi kazanmanın temel faktörlerinden biri olarak basın ön plana çıkmıştır.

Basın milletin hür sesi, haklının haykırışı gibi en temel misyonunu yerine getirmek için maddi, manevi, fiziki ve ruhsal bütün gücünü kullanırken, bu toplumun ta kendisi hatta bu ulusun kurumları, kuruluşları, şirketleri ve dahi niceleri bu olmazsa olmaz sektörü ayakta tutmak içini ulu önder Atatürk’ün yaptığı gibi hareket etmelidir.

Bu doğrultuda, şu anda Kahramanmaraş’ta can çekişen ve çok uzun olmayan kısa bir süre sonra yok olmaya mahkum olan Basın, kentini, halkını, milletini seven herkes tarafından desteklenmelidir.

Ve unutulmamalıdır, basın çalışanları hiç kimsenin sadakasına, fitresine, zekatına muhtaç değildir. Eğer şu anda bütün olumsuzluklara ve çaresizliğe rağmen hala var olma mücadelesi veriyorsa bu tamamen sevdalısı olduğu işine, görevine ve halkına sadakatinden dolayıdır.

Basına destek yazıları, basına sahip çıkma tavsiyeleri bir dilencilik değildir, aksine toplumun ve sistemin rantabl şekilde hayatiyetini devam ettirmesi, ölümcül bir hastalığa yakalanmadan var olması için beklenen destektir.

 Zira şu anda olduğu gibi gazeteciler ekmeğini taştan çıkaracak, yetenek, kabiliyet, güç ve iradeye sahiptir.

Ancak, her zaman olduğu ve olacağı gibi, ayrıca bütün meslek gruplarında olduğu gibi basın camiasında da bulunan ahlaksız, hukuksuz, pervasız, sorumsuzlar, hem basın çalışanları hem de halk tarafından bir ur gibi sektörün içinden sökülüp atılmalıdır.

Hem basını hem de halkın düşüncesini zehirleyen bu varlıklar dünyanın her yerinde mutlaka vardır ve olacaktır. Ancak bunlara zinhar hayat hakkı verilmemelidir.

Güçlü demokrasi, arıza vermeyen sistem, yanlışa ve yanılgıya düşmeyen hukuk, adaletsizliğe kapılmayan yönetim için basın olmalıdır.

Bir takım sebeplerden dolayı susan ve susturulan basının olmadığı toplumlar, güneşi kaybolan coğrafya gibi zifiri karanlığa mahkum olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
murat zencir 2 hafta önce

Tek kelime ile mükemmel yazmışsın. Kalemine, yüreğine sağlık. Bir de şu basın mensupları arasında birlik ve beraberlik sağlanabilse varya inancın olsun tadından yenmez olur...