Arslan Bey'in Milli Mücadele Hatıraları -10-

Harbin onuncu günü harp devam ediyordu. Kümbet kilisesi harekâtında eşbah Mehmet ve bir takım mücahitler şehit olmuştular. Halkın çok üzüldüğü alınan raporlarda kendini gösteriyordu. Harbin onuncu günü evliya kuvvetleri Tekke Kilisesi’ni kuşattı kilisenin içerisindeki düşmanı yok etti kilise yakıldı.

Kılıç Ali’nin şehre gelip harekâtı bizzat idare etmemesi düşman topluluklarına karşı cephe tutmaması ve etrafına toplananların dükkan, mağaza ve hanları yağma etmeleri Kılıç Ali cephesinin başarısızlığına ve doğu cephesindeki düşman kuvvetlerinin yer yer taarruza geçmelerine sebebiyet veriyordu.

Evliya kuvvetlerini idare eden Göllülü Yusuf Çavuş’un Tekke Kilisesi ve sulu tarla harekâtındaki şahadeti muhitte (cevrede, semtte) çok fena tesir (etki) uyandırdı.

İskenderun’a çıkmış olan Norman kuvvetlerinin gelmesi yakın olduğundan bir an evvel Katolik Kilisesi, Kümbet Kilisesi, Eytamhanedeki vesaire düşman topluluklarının maneviyatlarını bozmak için topun doğu cephesine gönderilmesi ve çetelerin çapulculuğunun önlenmesi ve acımaksızın cezalandırılması kararlaştırıldı. Norman kuvvetlerinin geleceği Antep yollarını korumakla görevli çetelerin, Kapıçam’ı terk etmelerinden Fransız kuvveti Maraş’a doğru geldi ise de Maraş’a girmeyi başaramadı. Bunlarla Göynüklü Uzun Yusuf Çavuş kuvvetleri harp ederek düşman kuvvetlerini takip ettiler. İslahiye’ye doğru çekilirlerken Eloğlu’nda ( Türkoğlu) yapılan harpte Uzun Yusuf Çavuş ve Türkoğlu’ndan birkaç kişi şehit oldular. Fransızlar İslahiye’ye geri çekildiler.

Harbin on birinci günü Tuzhan ve civarı Kuvayı Milliye kuvvetlerinin tehdit ve baskı etmeleri sonucu Ermeniler Tuzhan’ındaki kasaları soyarak Bedesta’ a çekildiler. O civardaki halkın bazılarının fedakârlık yaparak Bedestan’ı yakmayı başarmalarından dolayı düşman Katolik Kilisesi ve Belediyeye çekildi.

1 Şubat 1920 Harbin on birinci günü aşağı Bedestan’a çekilen düşman Tuzhan’daki kuvvetle birleşti. Mevlevihane ve Üdürgücü Cami Şerifi ve mahalle mensupları Belediye binasını yaktılar. Düşmanı durdurmak için kuvvetlerimiz harekete geçti. Kırklar Kilisesini yaktılar ve düşmanı Arasa’ya doğru kovalayarak, Şıhmant Hanına kadar ilerlediler. Bu hanı da düşmandan geri aldılar. Yılan Kıran hanında düşmanla harp edildi. Bu han da yakıldı. Arasa hanının batısı düşmandan temizlendi. Aşağı Bedesten ve Tuzhan’a taarruz edildi. Bunlar da sükût etti. Evliya cephesi kuvvetleri çarşıya ve bedestene dayandı. Batı cephesinde yapılacak bir hareket yoktu. Doğu cephesinde düşman güçlerine karşı düzen alınıyordu.     

2 Şubat 1920 tarihinde kahramanca harp eden Şıh Mahallesi iki ateş arasında kalmış yardım bekliyordu. Katolik ve Protestan Kilisesi’ndeki kuvvetlerle Kümbet Kilisesi ve Eytamhane’deki (Yetim Yurdu) kuvvetler birleşmek için Şıh Mahallesi’ne baskı yapıyordu.

Kılıç Ali’den yardım istenmişse de önemsemediği için Kılıç Ali’yi Fatmalı Dervişin evine davet ederek gittim. Çetelerin yerlerini terk etmelerinden zor duruma düştüğünü belirtti. Şimdi daha önemli Şıh Mahallesi’ne karşı kayıtsız kalınmaması gerektiğini, Şıh Mahallesi’ni kurtarmak için önlem alınması gerektiğini ve halkın kurtarılması gerektiğini anlatınca “ Ne yapalım? Gerekli kuvvetimiz yok.” Dedi. Hazır bulunan çete başları bunu kabul etmeyeceklerini bu konuda özveride bulunacaklarını Çarşıbaşı’ndan ve Divanlı’dan yapılacak taarruzla (saldır) Şıh Mahallesi’nin kurtarılacağını söylediler. Divanlı tarafındaki Topaloğlu Ohanes’in veyahut da Musa Efendizade Mehmet Efendinin evi yakılırsa Protestan Kilisesi’nin de yanacağını Şıh Mahallesi’nin de kurtuluşunun doğal olduğunu söylediler. İkinci gün kesin olarak hareket etme kararını vererek karargâha döndük.

Harbin on üçüncü günü Evliya çağırılıp Kılıç Ali ile görüştüğümüzü Şıh Mahallesi’ni kurtarmak için bugün bizim kuvvetlerimiz Çarşıbaşı’nda ve Arasa Hanında taarruza ve harekete geçecek düşmana baskı yaparak yok etmek ve Divanlı’dan inecek kuvvetlerle iki taraftan çevirme harekâtı yapılmasına karar verdiğimizden hareketi idare eylemesini söyleyince “ Rahatsızım demesi üzerine.” “ Siz burada hareketi idare ediniz, ben giderim.” diyerek hazırlığa başladım. Evliya kuvvetleri emrinde bulunan Süleymanlı’dan gelen Çeçen Şahin, Davut, Bat Musa bizim siperlerden cesur kimselerle hazırlık yapıldığını görünce, sonunda dayanamayarak “ Siz giderseniz, burası tehlikeli bir yer olur.” Burada sizin yerinizi kimse tutamaz, sizin gitmeniz doğru değildir. Madem gitmekte ısrar ediyorsunuz ben gideyim diyerek, hazır bulunan Ahmet Çavuş’u gönderdi, Palaska ve tüfeğini getirtti. Arkadaşlarını alarak hareket etti.

Bedesteni düşmandan temizledikten sonra Taşhan ve Arasa hanına taarruz edildi. Çok büyük ve cesaretle harp ediliyordu. Handaki Tunuslu Arap askerleri Evliya’ya teslim olacaklarını söylemeleri üzerine Evliya ve arkadaşlarının dikkatsiz hareket ederek ayağa kalkmaları üzerine, yanda bulunan Ermeniler üzerlerine ateş ederek her üçünü de şehit ettiler. Birkaç yaralı da vardı. Cenazesi Acemli Camii’ne defnedildi. Allah rahmet eylesin.

Harbin on dördüncü günü Kümbet Kilisesi ile Eytamhanesine karşı hareket devam ediyordu. Pazarcıktan yeni kuvvet geldiğini Kılıç Ali raporunda bildirmesinden İslahiye’den büyük düşman kuvveti geleceği de duyulmuş olduğundan harbin on yedinci günü 6 Şubat 1920 tarihinde Fransız teyyaresi (uçak) gelerek Fransızlara evrak atmış, şehir üzerinde bir tur atarak şehrin yangınlarını görmüştü.

Kılıç Ali Kümbet Kilisesi’ni günlerce bombardıman etmiş sonunda hücum ederek kilise yakıldı. Bu hücum esnasında çok şehitlerimiz vardır. Çok kahramanlığı görülen Mıllış Nuri, Hasanoğlu Ali, Kerhanlı Ali, Saçmalıoğlu Mehmet, Yunusoğlu Mehmet bu şehitler arasındaydı. Kiliseye karşı top ateşini gören Fransızlar bizim topun bulunduğu yeri bombardıman ettiğinden birçok evi yakıyor insanca çok ağır kayıp oluyordu.

Franszıların kendilerini bıraktığını gören Bertizli ve Yenicekale’li çeteler de kışlayı ateş altına aldılar. Bunun üzerine düşman topunu tekrar çetelere dönderdi. 8 Şubat 1920 bizim cepheye şube reisi Cemil, Elbistan’dan Nakboğlu Mehmet Ağa ve Ali Hafızoğlu Mehmet Pehlivan 300 kadar kuvvetle gelmişler, Cancık’taki bir karargaha yerleşmişlerdi. Nahırönü’ndeki makineli tüfek Subayı Hamdi o civardaki kuvvetleri faaliyete geçirmekteydi. Harbe başlamadan önce Ermeniler Norman kuvvetleri gelecek diyorlardı. Teyyarenin dönmesi üzerine büyük bir hazırlık yaptık. Norman birliklerinin bir alayının top ve makineli tüfekle tam donanımlı olarak yüzlerce deve ve birçok araba ile büyük bir kuvvetin gelmekte olduğu İslâhiye’den haber verilmiş idi. 8 Şubat 1920’de Kılıç Ali’nin de hazırlık yapması üzerine Cancık cephesindeki Elbistan kuvvetleri ile daha evvelce gelen şehir dâhilindeki Elbistanlı ve bizim Arkbaşı cephesinde bulunan 200 silahlı ile harbin başlangıcında ihtiyat (güvence) olarak kuzey cephesine koyduğumuz Bertiz Yenicekale, Türkoğlu Mustafa Çavuş ve Nedirli kuvvetleri de gelerek düşmana karşı düzen almak üzere Cancıkta bulunan, Binbaşı Cemil, Binbaşı Hasan, Yüzbaşı Kamil, Yüzbaşı Yörükselim, Yüzbaşı Ahmet Muhtar, Yüzbaşı Mahmut ( Sadi şer ) ve diğer subaylara hazır olmaları için emir verildi. Emirle birlikte Çuhadaroğlu Mehmet, Beyazıtoğlu Kenan gelmekte olan düşman kuvvetlerine karşı Cancık’tan alınacak talimat doğrultusunda hareket edilmek üzere şehirden Cancık cephesine gönderildiler. Aldığım raporda Bertiz ve Yenicekale kuvvetleri eczası Lütfi Elbistan’dan gelince Kılıç Ali cephesine ve Kadıoğlu emrine gönderildiğinden hiçbir ihtiyat kuvveti olmadığı bildirildi. Arkbaşı’nda kendim de sipere girerek kışlaya karşı harbe devam edilmekteydi. Cephemizdeki halkın çoğu çıkarıldığından durmadan ateş etmek gerekliliği vardı. Düşmanın da Aksu Köprüsüne gelerek karargâh kurduğu rapor edildi. Elbistan’dan gelip cancıkta bulunan Kadıoğlu Ziya ve Emirmahmutoğlu Hasip vaziyeti tehlikeli görerek ailelerini çıkarmak üzere mahallelerine gitmişlerdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.