Çok acı geldi bana bu söz: Orada Türkmen diye dışlandık burada da Arap…


Bayır Bucak Türkmenleri tarafından Kahramanmaraş’ta kurulan Bayır Bucak Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’ne bir vesile ile yolum düştü. Başkan ve Dernekte görevli Türkmenlerle tanışma ve sohbet etme imkanı buldum. Yürekli, onurlu, dik duran, nereye ve niçin geldiklerini çok iyi bilen, Türkiye dışında bir başka ülkeye gitmektense ölmeyi tercih edecek kadar samimi olan, çaresizliğin kucağından kaçarak abimiz dedikleri insanların yaşadığı coğrafyaya gelen Türkmenler, bazen acılarını içlerine gömüyor, dillerinin ucuna kadar gelmiş feryadı ısırarak boğuyor, bazen bütün yokluğu-yoksunluğu, muhtaçlığı bir kezzap yudumlar gibi boğazlarında bir düğüme hapsediyorlar.

Suriye’de Türkmen oldukları için çoğu zaman ezaya, cefaya, hakarete, dışlanmaya maruz kalmışlar. Türk diye ötekileştirilmişler ancak onlar bu topraklar bize emanet diye dişlerini sıkmış, zaman zaman anavatanımız dedikleri diyara doğru dönüp bir hoş esinti, bir kutlu nağme duyulmaz mı diye hasretle yol gözlemişler. Karışan devir, kaosa mahkum olan günler, delik deşik edilen mekan onların da kapısını çalmış. Emanete sahip çıkmak için son anına kadar, son noktaya kadar dayanmışlar ancak çaresizlik bir balyoz gibi tepelerine indikten sonra gözleri arkada, utana utana, sıkıla sıkıla, mahçup bir şekilde anavatanlarına doğru yola koyulmuşlar.

Abilerinin memleketine, yani güvendikleri, yani emin oldukları, yani sığındıkları, yani nazımız geçer dedikleri, yani kapılar bize açılır diye düşündükleri, yani kanaat eder, sabır eder, misafir oluruz dedikleri Türkiye’ye gelmişler; kimi yıllar, kimi aylar önce, kimi de günler önce…

Türkiye’ye gelen Türkmenlerin burada canlarını sıkan, dünyayı başlarına yıkan durum ise Arap olarak kabul edilmeleri. Biz Arap değiliz diyorlar, atalarımızın bize emanet ettiği topraklarda yaşayan, sizin gibi Türkleriz diyorlar. Hatta kimisinin dayısı, dedesi, teyzesi burada, kimisinin amcası, halası burada… O kadar bizden, o kadar bize yakın insanlar… Irkçılık yapmıyorlar ancak aldıkları nasihat ve emir üzerine ırklarını da inkar etmiyorlar…

Bazısı Suriye’nin her hangi bir bölgesinden çıkmış gelmiş, bazısı Humus’tan, bazısı Halep’ten bazısı da her duyduğumuzda burnumuzun direğini sızlatan Bayır Bucak’tan. Yakın diyardan gelen bu dostlardan bazıları şu anda Kahramanmaraş’ta misafir ve bunlardan da zor şartlarda yaşayan insanlar var. Çok güvenmişler Türkiye’ye ve Türk halkına ama sanıyorum şu anda yıllardır taşıdıkları, sımsıkı sarıldıkları, emin oldukları o güven yıkılmakla karşı karşıya. Bu anlattıklarımı ancak onlarla oturup sohbet ederseniz anlarsınız. Ve hele yüzlerine kapanan kapıları duyduğunuzda, dertlerine aldırmayan gamsızları işittiğinizde, onların yüzüstü bırakıldığını gördüğünüzde sanıyorum vicdanınız sızlayacak, yüreğiniz yanacak ve boğazınıza bir yumruk gibi düğüm oturacak. İnanın bu insanlar bize çok güvenerek gelmişler, inanın bu insanlar orada abilerimiz var bizi çaresiz bırakmaz diye koşmuşlar ancak burada anlatmaya dahi utanacağım şekilde muamele görmeleri onları olduğu kadar olmasa da beni de kahrediyor.

Evet, onlarla birlikte Suriye’den gelen binlerce insan var kentimizde, hepsine yardım edilmeye çalışılıyor, çok güzel. Lakin aklıma takılan bir şey var, beni rahatsız eden bir durum; acaba bu insanlar birazcık olsun pozitif ayrımcılığı hak etmiyorlar mı? Birazcık olsun gözlerinin içine bakmayı ve derdin derdimdir demeyi hak etmiyorlar mı? Birazcık olsun siz bizim yanımızda kıymetlisiniz, şu anda canınız, malınız, namusunuz bize emanettir karşılığını görmeyi hak etmiyorlar mı? Birazcık olsun canım azıcık yani, değeri, kıymeti hak etmiyorlar mı?

Ümit ediyorum ki, tüm Kahramanmaraşlılar, tüm yetkililer, tüm amirler, memurlar, esnaflar; topraklarını bırakarak, istemeye istemeye yurtlarından göç eden bu asil insanlara bekledikleri, umdukları, istedikleri yardımın da ötesinde destek olurlar.

Ve eğer bu yazdıklarıma inanmıyorsanız, lütfen gidin Kanlı Dere Caddesini biraz çıktıktan sonra göreceğiniz Bayır Bucak Türkmenleri Dayanışma ve Yardımlaşma Derneğini ziyaret edin…

Kuru gıdaya çok ihtiyacımız var diyor Dernek Başkanı…

Ramazan kapımızda, bu Bayramı hep beraber yaşamak dileğiyle…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.