Arslan Bey'in Milli Mücadele Hatıraları -9-

Evliya kuvvetleri harbin beşinci günü kalenin etrafındaki evlere ve kale altı Kilisesine taarruz ediyordu.

Şekerdere karakolundan ve Ermeni evlerinden açılan ateş, harekâta engel oluyordu. Evliya kuvvetlerindeki Göllülü Yusuf Çavuş, Kilisli Mansur ve arkadaşları. Karakoldaki düşmana hücum ederken çetelerden dört kişi yaralandı. Berber Ali ile bir arkadaşı şehit oldular.

Harbin altıncı günü kale altındaki Ermeni evleri yakıldı kilise sükût (susmak) etti. Düşman ortadan kaldırıldı. Burada yangınlar başladı. Evliya kuvvetlerinin kumandanlarından Göllülü Yusuf Çavuş, Mansur Yaycıoğlu ve Celiloğlu Ziya, Hüseyinoğlu Mustafa harekete geçerek harbin altıncı günü Şekerdere Kilisesi de düşürüldü ve yakıldı. Harbin altıncı günü Kılıç Ali şehrin doğu ve güneydoğu semtlerindeki Zülkadiroğlu Süleyman Bey ile birleşerek harekete geçmişti. Atmalı aşiretinden Yakup Hamdi (Paşa) da Kılıç Ali kuvvetlerine katılmıştı.

Kılıç Ali karargâhı şehrin daha yakınındaki Haznedarlı’ya getirdi. Kılıç Ali harekât planını, düşman kuvvetlerine karşı açılacak mevziler (ateş noktaları) ve düşman topluluklarına karşı açılacak siperlerin grup komutanları ile birleştirilerek, harekâta devam edilmesi kararlaştırıldı. Kışladan Şeyhadil’e inen cadde “Şark Cephesi” olarak Kılıç Ali’nin idaresine verilmişti.

Genç çocukların posta işlerinde büyük fedakârlıkları görülüyordu.

Harbin altıncı günü Pazarcık Jandarma Yüzbaşısı Ramazan ve Ahmet Çavuş Kayabaşı’na gelmişler, oradaki mücahitlerle iş birliği yapmışlardır. Harbin altıncı günü Elbistan Jandarma Kumandanı Ahmet Muhtar Nakıpoğlu, Muin, Sinanoğlu Hamit, Muhasebe-i Hususiye memuru Topal Salih ve tapu memuru Maraşlı Kazancıoğlu Sait Elbistan’ın Güplüce Köyünden Tahir kumandalarında gelen çeteler, Maraş sokak mücadelesine iştirak (katılma) ettiler. Göksun’dan Binbaşı Hasan, Yedek Subay Bayram kuvvetleriyle gelerek Cancık mağarasına yerleştiler. Süleymanlı’dan Şube Reisi Binbaşı Cemil, Yedek Subay Sadi Seçmeer, Hacımaksutoğlu İbrahim, Hacı Arslanoğlu Ali Ruhi, kuvvetleri de geldi, sancak cephesine yerleşti.

Harbin yedinci günü Yüzbaşı Kamil Sivas’tan geldi. Şehre girmedi. Diğer kumandanlarla Cancık mağarasını karargâh yaptı. Sivas’tan getirdiği cebel topunu kullanan Tarsuslu Ahmet Çavuş, Bahri Çavuş ve İzmirli bir erdi. Maraşlı topçularla takviye edilerek top harekete geçti. Sivas’tan gelen makineli tüfek zabiti (subayı) Ahmet Hamdi Nahırönü’nde düşmana karşı tertip (düzen) edilerek yerleştirildi. (Topun mermilerinin barut hattı tam olmadığından verimli olarak kullanılamıyordu.)

Harbin yedinci günü İslahiye’den gelen düşman kuvvetleriyle Karaçay Mevkiinde (Yerleşim Yeri) yapılan harpte on yedisi imha (yok etme) gerisi esir edildi. Benli Ali yapılan bu harpte şehit oldu.

Evliya kuvvetleri Zimyan Mahallesi’ndeki Ermeni evlerini ve kiliseyi yaktı.

Düşman ardı arkası kesilmeden tedhiş (terör) hareketiyle şehri bombardıman ediyordu. Kışla, Abarabaşı, Amerikan Koleji ve şehrin içerisinde birkaç kilise kalmıştı. İstanbul’a yazılan raporlarda düşmanı hazırlıksız yakalamak ve düşmanın daha fazla kuvvet getirmesini engellemek için Fransızların yakıp yıktıklarını anlatıyorduk. Bu çabalarımıza Sivas’ta bulunan Mustafa Kemal’i bile inandırmıştık. O da : “Maraş’ta katliam (topluca öldürme) vardır. “ Diye her tarafa ilan ediyordu. Harbin yedinci günü Hırlakyan Avadis’ten Zülkadiroğlu Süleyman Bey’e bir tehdit mektubu gelmişti.

Mıllış Nuri, Yusuf Hacılı Köyünden Kâhya Hasan Oğlu Durdu, Hırlakyan Avadis’in evine ateş vurmuşlar bu ateş Kuyucak Mahallesi’nin tamamen yanmasına sebep olmuştur. Yangından kaçan düşman kuvvetleri ve Ermeniler Kümbet Eytamhanesine (Yetimler Yurdu) ve Kilisesine sığındılar. Evliya kuvvetleri o gün Kanlıdere’deki yolun üzerindeki evleri yaktı, kaçanları ortadan kaldırdı.

Harbin sekizinci günü Zimyan Kilisesi ve Kalealtı Klisesi’nin civarındaki evlerde kalan Ermenilerin karşılık (ilgi) görmediklerinden evleri boşaltarak kaçtıkları, yalnız damda bekçi bir Ermeni gördüklerinden vuruldu.

Evliya kuvvetleri o gün Abarabaşı Kuyumcu Sokağı’ndaki Ermeni evlerini kısmen, Kalenin doğusundan giden yolun doğusundaki evleri tamamen, Şekerdere’deki evler ve kilise ile Zimyan Mahallesi’ndeki evler noksansız yakılmıştır. Evliya kuvvetleri harbin sekizinci günü yine Kulağı Kurtlu Mahallesi harekâtına başladı. Mahalledeki Ermeniler yok edildi. Evvelce kale altı civarında şehit edilen jandarmanın silahı orada bulundu. Silah alındı. Ermeniler yok edildiler. Harbin dokuzuncu günü Fransızlar Maraş’a büyük bir ikmal kuvveti gönderdi.

Bu kuvveti görmek üzere karargâhın arkasında yüksek bir yere çıktık. Düşmanın açtığı ateşte postamız Hüseyin yaralandı. Hanesine (evine)  nakledildi. Düşman orasını da topa tuttu.

Hüseyin’in evinin avlusuna iki mermi düştü. Allah esirgedi. Ufacık hanesine veya bahçesine isabet etseydi yaralının da bizim de gittiğimiz gündü.

Kuvay-i Milliye hastanesindeki Doktor Haldun Bey’in gayretleriyle bacağı alçıya kondu. Bacağı kesilmekten kurtarıldı. Tapu Başkatibi (Şimdi Emekli Olan) Hüseyin (Aksadır) Elbistan ve Süleymanlı kuvvetleri şehre girdiklerinde, Elbistanlı Muin Ağa Keşifli Caminde, Sinan Hamit ve Salih Kazancı ile Sait de Çarşı Karakolu’nda iki geceden beri görev yapıyorlardı. Süleymanlı kuvvetleri Evliya kuvvetlerine katıldı.

Maraş’ta doğal olarak iki cephe halini almıştı. Doğu Cephesi Kılıç Ali idaresine girmişti. Kılıç Ali gelecek düşman kuvvetlerine karşı ihtiyatta (yedek birlik) bulunan ve General Keret’in karargâhı ile kışla üzerinde önemli görevleri olan Bertiz ve Yenicekale kuvvetlerini kendi cephesine aldı. Bir kısmını da Bertiz kuvvetleri kumandanı olarak Elbistan’dan gelen Eczacı Lütfi Kadıoğlulları’nın evlerine sevk etmişti.

Kılıç Ali Batı cephesinden aldığı Bertiz ve Yenicekale kuvvetleriyle iş göremiyordu. O günlerde Kılıç Ali Evliya’nın arkası arkasına kiliseleri düşürdüğünü görünce gayrete geldi. Kılıç Ali kuvvetleri Fransız topluluklarının bulunduğu Kümbet Kilisesi’ne, Bulgurcu’nun evine taarruz ediyorlardı. Birçok şehit vermelerine rağmen başarılı olamıyorlardı.

Harbin dokuzuncu günü Evliya kuvvetleri bahtiyar yokuşu civarındaki dikiş yurduna taarruz etti. Yurt sükût etti. Kırkı kadın olmak üzere dört yüzden fazla düşman kuvveti kaçarak Katolik Kilisesine girerken yolda imha edilmişlerdir.

Nahırönü’ndeki makineli tüfek komutanı her tarafa ateş püskürüyordu. Halkın maneviyatını ( moralini, güvenini) yükseltiyordu. Düşman Hatuniye tarafına ateş açıyor o tarafta yangınlar çıkarıyordu.

Ermeni okulu Protestan Kilisesi ve civarındaki kuvvetlerin birleşip Kümbet Kilisesi ve Eytamhanesine kadar irtibat (ilişki) sağlamaya çalıştıkları anlaşılıyordu. Diğer taraftan Yukarı Bedesten’e geçerek Tuzhanı ve Kırklar Kilisesi’ndeki kuvvetleri birleştirdikleri, oradan Şeyhadil’e doğru sarktıkları, oradan da Arasa’ya doğru ilerledikleri Aşağı Bedesteni işgal ederek Taşhan’daki kuvvetleriyle birleştikleri, bu suretle harbin şiddetlendiği ve çarşılarda yangınlar başladığı görülüyordu. Hatuniye Mahallesi’nde Medine Oğlu Abdullah Çavuş’un Katolik Kilisesini yakmak için çalışması ve şehit olması dolayısıyla Şıh Mahallesi’ni tehdit ettikleri ve tehlikeli bir durum yarattıkları gerçekti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.